Uncategorized

Bir demet lavanta
Mis gibi kokusuyla minicik mor, bordo, koyu mavi çiçekleriyle antik çağlardan beri kullanılan hoş kokulu bir bitkidir. Taaa o zamanlardan beri keşfi yapılmış olan lavanta, antiseptik yani mikroplara karşı koruyucu olarak da kullanılmış. Rengi ve görüntüsü gereği zarafeti, şıklığı ve inceliği temsil eder lavanta. Eski kavimlerde dağların ve ormanların tanrıçası sayılan Artemis’in çiçeği olarak bilinirmiş. Onun kutsal çiçeği olarak seçilmiş. Artemis bu çiçeğin yağını baştan ayağa kadar sürer ve mis gibi kokarmış. Ve bu nedenle mis gibi kokusuyla bilinirmiş. Tarihi kalıntılarda da Denizli civarındaki antik tiyatrolarda genç kızların ellerinde lavanta buketleri görülmüştür. Özellikle ortaçağda vebadan etkilenmemek için bütün yapılar lavanta ile kaplanırmış. Güvelerden korunmak için de kullanılırmış.
Hoş kokusu harika görüntüyle doğanın bize sunduğu sayısız nimetlerden birisidir lavanta. Belki de biraz gizemlidir kim bilir. Eskiden anneanne dolapları, babaanne yatakları misler gibi kokarmış. Eskiler bilirler diye boşuna demiyoruz. Toplanılan lavantayı küçük keseceklerin içine koyup, dolaplara, çekmecelere, odalara, belki de yastık altına koyup da rahat uykuya dalabilme ve mis kokulu rüyalar içinde huzurlu olabilmeyi keşfetmişlerdir belli ki.
Şu anki çalışmalarda da görülmüştür ki lavanta içerdiği en az ondört tane teskin edici dediğimiz sedatif özelliği olan etkin maddeyi içermektedir. İşte tam da bu yüzden eskilerden beridir toplanan lavantalar kurutulur, evlerde kullanılırdı. Mis kokulu çarşaflarda, yastık kılıflarında lavantalı rüyalara dalınırken hem de rahatlama sağlanırdı.
Şimdilerde tam da lavanta vakti, henüz parklardakileri üzerinde çiçekleriyle görüyoruz. Kendimiz toplayıp kurutup kullanabiliriz. İster çayını yapar istersek de dolaplarınıza koyarız.
Aslında lavanta karaciğer rahatsızlığı olanlarda da kullanılabilen bir bitkidir. Karaciğer hücrelerinin yenilenmesinde etkilidir. Hepatit B ve C için de geçerli olan bu durumda lavantayı severek içebiliriz. Hem sakinleştirici hem de tedavi edici etkileri vardır. Bunu göz önüne aldığımızda oldukça değerli olan lavantayı kendimiz bahçede, saksıda da imkan dahilinde yetiştirebiliriz. Hem görsel hem de ruhsal ve biyolojik etkilerini bizzat deneyebiliriz.
Bu arada lavantayı koklamanın da ayrı bir sakinleştirici hava kattığını ifade etmeliyiz. Lavantanın çiçekleri ve yaprakları birbirinden tamamen farklı etken maddeler içerir. Aslında rahat ve sakin uykuyu sunan güç, ağırlıklı olarak çiçeklerinde değil yaprak ve gövde saplarında saklıdır. Bunu dikkate alarak demleyeceğimiz bir lavanta çayında yaprak, çiçek ve sapları da olsun isteriz. Sadece dört dakikada harika kokulu bir çay elde edilir. Ve eğer severek de tüketilirse, sedeften tutun da vitiligoya, karaciğer yenilenmesine, uykusuzluğa ve saç dökülmesine dek varan etkilerini hissedebiliriz. Yine dediğim gibi severek, isteyerek içilen yenen gıdaların etkisi hep daha güzel olacaktır ve elbette de şifa olacaktır. Hiç içmeyi sevmem deseniz bile olsun. Siz yeter ki güzel yerlerden toplayın, yani egzoz olmayan, güzel bahçelerden. Kurutun ve dolap içlerine, masanıza, küçük keselere doldurun. Canınız sıkıldığında, biraz doping olsun diye bile ruha güzel kokuyu koklatarak toparlayın kendinizi. İnanın koklamak bile çok işinize yarayacaktır.
Hayatınıza lavanta kokulu bahçelerde sakince ve huzurla devam edebilmeniz, bir tüy hafifliğinde yaşayabilmeniz dileğiyle…
drhkosecik
0