Uncategorized
    Travmamı çözer misin?

    Travmamı çözer misin?

    Ne çözülmez travmalarımız varmış da ülkece bilememişiz biz. Ne çok travma biriktirmiş bu millet. Hepsini de şu son zamanlarda yaşadı demek ki. Öyle ya bu ülkede hiç savaşlar olmadı, daha dün Kurtuluş Savaşı’ nda kağnı sırtında askerine mermi taşıyan ninemiz hep sıcacık yataklarında yattı, hiç aç kalmadı. Zira travmanın t sini bile öğrenemeden göçtü gitti bu dünyadan. O mutlu, savaşan asker mutlu, kıtlık çeken evler mutluydu demek ki. Niye depresyondayım diye şarkı söyleyemediğini hiç merak ettiniz mi?
    Vakti mi vardı, lüksü mü vardı diyebilirsiniz. Kazanacak bir savaşı, kurtarılacak bir ata yadigarı vatanı vardı hepi topu. İşi yoktu, düşman yoktu, sefalet yoktu ki travma yaşasın…
    Bakın bir çevreye, televizyona, sanal dünyaya. Herkes olmuş bir travma uzmanı. Herkes olmuş ilişki uzmanı. Herkes olmuş yaşam koçu, psikolojik danışman. Ne de kolay olunurmuş, ne de kolay evlilik işleri çözülürmüş, ne de kolay bilinçaltı temizlenirmiş. Miş de miş, inanan var, bakan var, kanan var, ağzı yanan var. Ama konuşan yok, herkes de bir travma varmış meğer ve o çözülürse tüm hastalıklar geçecekmiş. Ne tuhaf,  ülkeyi bir enerji dalgası kaplamış da, sanki hepimiz bir uykudaymışız gibi…
    Kanıta dayalı bilime gerek de yok zaten. Adam diyor ki; “Ben yaptım oldu, sen de yap, sana da sertifika veririm, çözersin işi, kırarsın parayı. Ahmak çok zaten, sen sadece insanlara duymak istediğini söyle yeter. ‘Sen de büyü var’ de, ‘enerji kanalların tıkalı ben açarım beş bin olur sana’ de, ‘para para para diye nakarat ederek sana dua etmeyi öğretirim her yanından dolarlar akar’ de. İnanırlar. Çünkü inanmak isterler, çünkü uykudan uyanmak istemezler, gerçeği görmek her zaman işlerine gelmez zira. Ha unutma bir de bu işleri yaparken bir iki de hadis öğren ki seni molla sansınlar. İnsanların duygularıyla bir güzel oyna ve sonuna dek sömür ki hiç uyanmasınlar, adeta tapsınlar sana. Gözleri görmesin,  şaşalı toplantılar düzenle büyük otellerde, yüksek fiyatlarla insanlara ‘mutluluğun formülünü buldum anlatacağım’ de, uzaktan bile olsa artık bu sekiz saatlik eğitimden sonra sen, sadece sen, tıbbın yıllarca uğraştığı, en mahir cerrahların bile zor vaka dediği ‘skolyoz’ u tedavi ettiğini söyle. Söyle ki inansın denize düşenler, koşa koşa gelsin sana. Sonradan da abuk subuk bilgilerle doldur ki kafalarını, salondan çıkanlar kendilerinin atalarını dinazor sansınlar.
    Sansınlar be, bana ne, sansınlar be bize ne. Adam iş yapıyor, bir kaz bulmuş yoluyor sana ne. Alan memnun veren memnun kime ne?
    Ve artık ev oturmalarına bile gidip hanımlarla seanslar yapıyorlar, elaleme ne. Herkes danışmanıyla günlere katılır olmuş, ip atlamayı bırakıp da çağ atlamış. Hem de artık kendi beyni yetmediği için her konuda bir koça sahip olmuş, herkese ne.
    Nene hatunların içleri yanar mı acaba? Zira tüm bunların sebebi, TRAVMA!  Çünkü modern çağın türlü nimetlerinden faydalanan bizler bilinçaltı, bilinç dışı, psikoloji, sosyoloji, teta dalgaları, ruhsal seyahatler derken herşeyi birbirine karıştırmayı başardık. Kim en güzel pazarlayabilecekse o çıkacak sahneye. Biraz sürecek sefayı ve ardından çok büyük enkazlar, acabalar, çökmüş yüzler, hastalanan ruhlar bırakarak gidecekler. Geleceğin hastalıklı zihniyetini şimdiden görmeye başladık maalesef.
    Öyle hızlı bir psikolojik furya geliyor ki, tam bir hortum gibi. İçine aldığını tarumar ederken vicdanı olanın seyirci kalamayacağına inanıyorum. Lütfen herkes işini en iyisinden yapmaya çalışsın. En doğru bilgiye ulaşıp, tecrübeli bir medya okur yazar olsun. Kritik analitik düşünebilme yetisini kazanmaya çalışsın. Boş durmak yok, öğrenmek, araştırmak, sorgulamak var. Yine de ülkem insanına inancım sonsuz. Bu masumiyet maskesi takmış tehlikeye DUR diyebilecek güce sahip.
    Görünenin ardına bakabilmek dileğiyle, esen kalın…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir