Blog
    Sokakta ip atlama yaşındaydı

    Sokakta ip atlama yaşındaydı

    Beni sevmiyorlar çünkü ben yeterince sevilecek biri değilim.

    Onların istediği gibi olamıyorum mademki ben de kendi istediğim gibi özgürce yaşayabilirim.

    Erkek arkadaşlarımla bir eve girip her türlü olayı yapabiliriz, çünkü eşitlik var ve ben buna sonuna kadar da inanıyorum.

    Bir zamanlar sümüklü, ezik, sönük, pısırık bir özgüvensizdim. Bakın şimdi bana ne görüyorsunuz,  sizce yeterince güzle miyim?

    Erkekler bana ucubeymişim gibi bakarlardı, çünkü çok sadeydim. Bakmazdım kendime. Oysa şimdi benimle çıkmak için, bir kere öpmek için neler veriyorlar bilseniz şaşardınız.

    Ama çok sıkıldım onlardan artık. Onlar bana sümük gibi geliyor, yapışık şeyler.

    Biraz da şimdi farklı bir şeyler denemek istiyorum, hani anlarsınız ya, siz biliyorsunuz. Ben takip ettim sizi. Yazıyorsunuz siz..

    Şimdi en yakın kız arkadaşıma ilgi duyduğumu fark ettim. Ona söylemeyi de düşünüyorum çünkü bu çok fazla bir şey. Yerimde duramıyorum sanki. Bir şey git ona çabuk söyle diyor içimdeki deli ses. Ne yapacağım bilmiyorum, annem duysa artık keser beni biliyorum… Ya babam duysa morga gömer beni eminim.

    Yaş 15.  Orta dereceden çok daha fazlaca makyaj yapmıştı. İsyanı gözlerine çizdiği simsiyah kalemden dışarı çıkmıştı. Görün beni, bana kulak verin, beni dinleyin diye bağırıyordu adeta. Annesiyle gelmişti ve annesi dışarıdaydı. İlk kısaca görüşmede annenin çok tedirgin olduğu ve kızını gözünden ayırmak istemediğini anlardınız hemencecik. Kızı nerede o oradaydı, belli ki vukuatlar çok fazlaydı.

    Ve maalesef ki aldığım bilgilerden anladığım kadarıyla çocuk bekarete zaten inanmıyordu. Ve çoktan da erkek arkadaşıyla birliktelik yaşamıştı. Bunu da yine üzülerek söylemek istiyorum ki çok rahat anlatıyordu. Dedim ki ona ben bu anlattıklarından adını vermeden tabi ki çocuklara ve ailelere mesajlar verebilir miyim? İzin verirsen hikaye yazabilir miyim dedim.

    Gülerek dedi ki bana; tabi ki yazın, hem siz biliyorsunuz benim gibi çok çocuk var. Bekaret olayına inanmayan çok kız var.  Erkekler yaparsa ben de yaparım diyen çok kız olduğu için ve zaten annem de benden böyle bir şeyi mümkün değildir beklemediği için sorun yok. İstediğinizi yazın, ben pişman değilim ama benim gibi olmasınlar yine de. Hayata çok erken başladım. Kafam yoruldu artık. Çok yorgunum hem de çok. Bana da yardım edin lütfen…ve çabuk olun olur mu?

    Peki hangi konuda destek istiyorsun dedim. Görüyorum ki annemi  ayakta uyutabilirim  diyorsun ve bu kadar da kendine güveniyorsun,. Peki sen ne istiyorsun bu hayattan biliyor musun? Sen seni tanıyor musun?

    Babam dedi. Babam artık dellenmeye başladı. Ve beni yakalayacak diye korkuyorum. Zaten çocukluğumdan beri yüzümü dağıttı, onun yüzünden burnum ve dişim kırıldı. Ondan ettiğim nefreti anlatamam size. Ve intikamım daha bitmedi, görecek o, dedi. Odadaki hava baba kelimesi ağzından dökülünce buz gibi oldu sanki.

    Hayattan istediğime gelince bilmiyorum ki ne yapabilirim daha. Okumak çok zor geliyor bana. Hiç işim olmaz. Ama böyle de sokak sokak gezmekten bıktım artık. Anneme yalanlar söylemekten bıktım, bir sessizlik arıyorum onu da kankam da buldum sanki. Ona aşık oldum ben galiba…

    Ona söylemeye çalışıyorum ama anlamıyor beni, korktum dedi senden bana. Sustum ben de. Benden korkmuş çünkü.

    Ne yapmalıyım söyler misiniz? Ben şimdi de kızlardan hoşlanan mı oldum. Neyim ki ben, homoseksüel mi, eş cinsel mi, lezbiyen mi, biseksüel mi, neyim ben…

     Sessizliğe kapıldı. Ortam sessiz. O çok güvenli dediği küçük kız çocuğu ağlıyor, sessizce.

     Pişman, korkmuş, yaralı, kendimi kirli hissediyorum diyen 15 yaş bir kız çocuğu o.

    Bizim kızlarımızdan sadece biri o.

    Hemen ilk seansta çözülemeyen çok şeyi var daha bu çocuğun, şöyle ki burada açıklayamadığım şeyler düşünün.

    İlk ve net olarak şunu belirttim ki, kız arkadaşı kankası olarak kalacak. Öyle olmalı, gidip de onun da kafasını karıştırmanın bir anlamı yok şu anda.  Çünkü kendisinin yaşadığı muhtemelen ergenlikte olan gelir geçer hallerden bazıları.

    Buna okey dedi kendince. Görelim bakalım dedi. Ben sana tabi olmaya geldim dedi büyümüş de küçülmüş edasıyla. Öyle ki dünyanın yükünü omuzlamıştı şu kadarcık şey, o 15 yaşındaydı henüz.

    Sokakta ip atlama yaşındaydı belki de. Çocukluğunu yaşamadan küçük kadın olmuştu o. Ve kirliyim diyordu hem de çok kirli. 

    Ve biz de kolları sıvadık, onunla kendini tanıyabileceği terapi yolculuğuna başladık. İşimiz hayır, akıbetimiz hayrolsun diye çıktık yola…

    Beynimde yankılanan ses çığırıyordu sürekli; Bu çocuklar hepimizin…

      

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir