Blog
    Seninle başlamadı karmaşası

    Seninle başlamadı karmaşası

    Bu kitap ve şu anda Netflix’de gündemde olan “Zeytin Ağacı” dizisi.

    Umarım sizlere meramı anlatabilirim.

    Kitap şu anda elimde. 2018 de almışım bir doktor arkadaşımın tavsiyesi üzerine, alıp hızla okuyup çok üzgün bir şekilde kenara koyduğumu bugünkü gibi hatırlıyorum.

    Bu kitap bizim değerlerimize uygun olarak yazılmamıştı, tıp kitabı da değildi, psikolojik olarak ele alınan konular vardı lakin adam kendi kafasındakileri dikte etmişti bana göre.

    Neye göre derseniz, tıp fakültesinde gördüklerime göre, insan psikolojisini yıllarca okumama göre, dini değerlerime göre derim size. Kutsal kitabımıza göre de elbette.

    Kitabın 50. sayfasında şöyle yazıyor. “Olağandışı bir biçimde, modern bilimin söylediği gibi İncil de ( 14:18) anne-babalarınızın günahları, suçları veya sonuçlarının üçüncü ve dördüncü neslin çocuklarına kadar etkileyebildiği iddialarını öne sürmektedir. Özellikle, New Living Translationda; “Tanrı çok zor sinirlenir, o sonsuz sevgi ile doludur ve her günahı, isyanı affeder. Fakat suçu affetmez. O anne_ babaların günahkarını çocuklarına yükler. Bütün aile( üçüncü ve dördüncü nesillerdeki çocuklar dahil) etkilenmektedir.” der.

    Epigenetik diye bir şey var. Evet.

    Ve yine DNA harika bir oluşum bunu da biliyoruz  ve onu hala tam olarak bilim bile çözemedi. Hala günümüzde DNA bilim ve teknolojide ilham kaynağı. Kabul ediyorum.

    Ama bu kitapta bir sıkıntı var. Seninle Başlamadı adlı  bu kitap DNA daki bilgiyi sanki mistisize etmiş. Yer yer satır aralarında yazarın kendi mistik düşüncelerine rastlayabilirsiniz. Ve bu çok çok tehlikeli gelmişti o zaman bana. Ve de empoze etmeye çalıştığı şeyin çok kaygı verici, ürkütücü ve karanlık bir bölgesi olduğu için bu kitabı çocuklar da bulup okumasın diye uzaklara kaldırmıştım.               

    Şimdi aile dizimi için sürekli olarak gündeme gelen ve sanki psikolojik ve gizemli bir metodun yazıldığı kitap gibi lanse edilen “Seninle  Başlamadı” elimde yine. Tabi ki yine sakıncalı. Artı olarak da şu andaki bilgilerimizle ve insanımızın gizliyi arama çabası sonucunda düştüğü durumları da görünce dumura uğradım. Üzgünüm… 

    Zeytin Ağacı adlı diziyi bir sürü hastam ve takipçim sorduğu için ilk üç bölümüne baktım. Dün gece. Çocuklar evde olsa izleyemezdim. Ben de zaten cinsel içerikli olan yerlerini ki baştan aşağı atlayarak gittim, bir kadın ve bir tıpçı olarak bu konuda da müteessirim. İnsanın kadın ya da erkek hiç farkı yok,  sahne de rol yapacağım diye kendilerini yatak sahnelerini oynamak durumunda bırakmalarını anlayamıyorum.

    Konu, basit, üç kız arkadaş ve dizde aldatan aldatana. Her şey normal her şey basitleştirilmiş.

    Kızlardan biri kanser ve Zaman adlı ne iş yaptığı belli olmayan( aynı günümüzdeki sertifikacılar ve bilinçsizler gibi)  kendini farklı göstermeye çalışan, gizil güçleri varmış gibi az ve öz konuşan ilginç bir aile dizilimcisi var orada. Bir yerde toplu olarak teatral bir şekilde dizilimi yapıyorlar ve öyle haldeler ki rolü üstlenen kişi teee uzaklardan Girit adasından bu güne gelmiş gizli kalmış bilgiyi, aile dizilimi için baş  vuran kişinin hayatının geçmişini birebir  yaşıyor. Durumun uçuk kaçık olduğunu bilmenizi istedim.

    Şimdi kitaba gelince bu kitapla vakit geçirmeye gerek yok diye düşünüyorum.

    Öyle gerçek bilgi var ve çok okumamız gereken şeyler varken buna zaman harcamayın derim.

    Suçluluk duygusu belki epigenetik olarak aktarılsa bile çekilmemiş cezanın genetikle aktarılmasının tıbbi bilimsel açıklaması yapılamaz diye inanıyorum.

    Şöyle ki bir baba bir kişiyi öldürüyor, delil yetersizliği nedeniyle serbest kalıyor. Onun çocuğu yıllar yıllar sonra yapmadığı halde zimmetine para geçirdi diye  ceza alıyor. Adalet sonuçta yerini bulmuştu ama yanlış kişi bedel ödemişti diye bitiriyor hikayeyi yazar.

    Adam yorum yapıyor ve inanıyor.

    Dini inançları gereği, sosyolojik olarak bu kişinin oğlu bu açıklamayla huzur bulmuş olabilir, belki de terapi de olduğunu düşünebilir. Oysaki bilim de ilim de din de şunu bilir ki kimsenin hatasını kimse çekemez.

    Ne diyor yüce Kuran’da; Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenemez. Ve onunla yargılanamaz. (Fatır 18.)

    Hal böyle olunca da karanlık insanlar ortada cirit atıyor aynen de ülkemizde psikoloji alanında olduğu gibi. Ne diyeyim ki;

    Akli selim olup, sakince okuyup araştırmanız dileğiyle…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir