Uncategorized
Bir fincan yeşil çay

Bir fincan yeşil çay

Çok dirençli çıktın virüs. Hala gidemedin, yol bulup geldiğin gibi gitmeni bekliyoruz.

Nasıl olacak bilmiyoruz ama bekliyoruz. Bilim adamları çalışıyor, canını hiçe sayan doktorlarımız çalışıyor, diğer sağlık görevlilerimiz ve hemşirelerimiz… Onlar yiğitçe karşında duruyorlar. Ne yazık ki hayatını kaybedenler de tek tek duyulmaya başladı. Keza diğer emeğini göz ardı edemeyeceğimiz tüm sağlık çalışanları da öyle. Hepsi ve hepimiz, hatta içeri girmemek için direnen tüm ülke bile artık sustu, içeri girdi. Evde kalıp, bekliyoruz. Derin ve anlamlı bu sessizlik. İçe dönen, ders çıkaran, olayları anlamaya çalışanların sesizliği bu. Kim bilir belki de “hayatı anlamlandırma çabası” bu insanoğlunun. Derinlerde görünmeyen bir yerlerde bir sürpriz var biliyorum. Bu savaştan çıkacağız. Hem de daha güçlenmiş olarak hem de daha anlayışlı olarak. Ha gayret Türkiyem, ha gayret…

Havalar ısınsın diye, en az kayıpla bu salgından çıkabilelim diye temenni ediyoruz.

Güzel yurdumun yolları ıssız, sokaklar hiç olmadığı kadar tenha.

Kayıplar veriyoruz, gün be gün artan.

Huzursuz bir bekleyiş tüm dünyada.

Gelmiş minicik bir virüs, insanları, yenilmez olduğunu sananları sokmuş evlerine.

Herkes korkuyor, fakir, zengin, kadın erkek.

Parayı da mevkiyi de dinlemiyor ki veresin birkaç kuruş da kurtarasın yakanı!

Ne üst mevki ne de sokakta yatanı ayırt ediyor.

Hepimiz aynı kefedeyiz, aynı gemide….

Hepimiz bu dünyada yaşayan insanlarız.

Ne yapalım da korkmayalım? Nasıl davranalım? Bu korkuyla nasıl yaşayalım?

Günlerdir söyleniyor. Artık virüs soframıza, sohbetlerimize katıldı. Espri konusu oldu. Hem korkan hem de espri yapan insanlar olduk. İnsan işte, unutur, kah güler kah ağlar.

Peki ne yapalım? Bir kere bağışıklık sistemini güçlü tutmak zorundayız. Hepimiz. Sadece yaşlılar değil. Çoluk çocuk hepimizin yemek, içmek, uyku düzeninin sağlıklı olması gerekiyor. Tadında korku, tadında yemek, tadında stres. Az korku iyiyse çoğu kabusa döner unutmayın.

Hayatımızı baharatlandıralım lütfen. Bir tutam baharat hayata anlam da katar sağlık da.

Zencefil, karanfil, pul biber, nane, kekik.

Sırayla bunlardan bahsetmek istiyorum diğer yazılarımda.

Ama bugün için öncelikli olarak yeşil çay diyorum. Lütfen ona alışmaya çalışın. Günde en az bir fincan, üç dakika demleyip için lütfen. Hem antioksidan hem de içinde oldukça iyi miktarda C vitamini içerir. Bu da bizim için bu günlerde ihtiyaç duyduğumuz bir şey.

Tabi ki tansiyon şikayeti olanlar dikkatli içsinler lütfen.

Unutmayın biz neyi severek içer ve de yersek o vücudumuza şifa olur.

Hadi kendinize bir fincan yeşil çay demleyin de ara verin hayattaki koşturmanıza.

Öyle olsun ki bize kendimize de önem vermemiz gerektiğini virüsler hatırlatmasın.

Biraz yavaşlamaya ihtiyaç vardı, yavaşladık. Elbette yine yeni tempolar olacaktır, elbette ki bu virüs tamamen kalıcı değil, gidecek hem de en erken zamanda.

O zamana dek; evde kal, kendine vakit ayır, çocuklarınla, ailenle, yakınlarınla nitelikli beraberlik kur ve hayatın anlamını kavramaya çalış lütfen.

Tabi yanınızda da bir fincan yeşil çayınız olsun…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir