Blog
    Dinleyin beni ne olur

    Dinleyin beni ne olur

    İncecik bir küçük adamdı.

    Karşımda oturmuş, çayını elinde sımsıkı tutmuş. Hava sıcak fakat o uzun kollu tişörtle gelmişti.

    Ve sürekli de terliyordu. Belli ki dışarıda oturan annesinden sakladığı çok şey vardı.

    Zira annesinden rica etmişti, “beni çok iyi dinleyecek olan bir doktora götür lütfen artık” demişti.

    Feryat ediyordu. Dinlenilmek istiyorum diye. Ailesi iyi huylu ve ilgili bir aileydi ki çocuğunun talebini göz ardı etmemişti. Şimdi karşımdaydı ve ben onun bu sıcakta uzun kollu giyinmesinden biraz huylanmıştım.

    –Evet neden benimle görüşmek istedin, senin için en önemli konu nedir bana söyler misin dedim.

    Çayından bir yudum aldı. Gözlerini ilk defa yüzüme çevirdi. Ah, olamaz, madde mi diye içimden geçen sesi susturmak istedim. Kızarmış gözlerin altı mosmordu. Ve o çok aşina olduğum yüz ifadesi şimdi bana bakıyordu. “Hocam kimyasal olduğunu düşünmüyorum, ve kendim saksıda yetiştiriyorum. Hiç de ona bağımlı değilim. Sadece onun verdiği hazzı seviyorum.”  diyen küçük canlar geldi geçti gözümün önünden…

    Kim bilir kaç çocuktan duymuştum bunu. Ve bugün artık duymak istemiyorum diye avazım çıktığı kadar da bağırmak istemiyordum. Lütfen sen küçük adam, içmediğini söyle bana. Lütfen kollarını kesmediğini söyle, ve lütfen bu yaşta, henüz 15 yaşında cinselliği deneyimlemediğini söyle. Ve lütfen bana de ki; her ne olursa olsun ben canıma kıymam de. Lütfen, lütfen…

    Artık benim canım yanıyordu. Çoğu bu tarzda gelen çocukta madde ve  porno bağımlılığı görmek benim canımı acıtıyordu.

    Bir şekilde kolunun iç tarafını, bileğini görmem lazımdı. Ve bunun için de ona Akupunkur yapmam icap ediyordu.

    Sessizdi. Susuyordu Z.Y. Oysa o kendisi gelmek istemişti. Biraz sessizlik.

    –Ben, hiç kendimi sevmiyorum artık. Aileme ne düşündüğümü anlatamam. Dinlemezler ki beni. Abartma derler. Çünkü ortada bir şey yok. İki yıldan beri erkek olmaktan nefret ediyorum. Benim kız olmam lazımmış. Yüzümü, kıllarımı, bacaklarımı zaten hiç sevmiyorum artık. Bir arkadaşıma anlattım. Bana beyaz minik bir şey verdi, al iç kafana iyi gelecek dedi. İki yıl önce.

    Önce olmaz dedim, sonra bir kereden bir şey olmaz diye içtim. Sanki uçuyordum. Çok çok fazla güzel hissettim. Kafamın boşaldığını, sanki tüm dertlerimin gittiğini hatta cinsel organımın bile yok olduğunu düşündüm, yüzümde makyaj, etekli halimle sokaklarda yürüyorum ve bana herkes çok beğenerek bakıyordu. İşte dedim ben kız olmalıyım. Belki o zaman severim kendimi.

    Sonra o hal geçti. Bir kaç gün sonra arkadaşım yine verdi bana. İçtim, mutlu oldum, unuttum.

    Sonra yok dedi artık. Paran yoksa yok.

    Ailemden isteyemem, benim de zaten o kadar param hiç yok.

    İki hafta geçti. Şaşkınım, hastayım, iyi değilim. Okulu bıraktım. Evde yatıyorum. YouTube dan intihar videolarını izlemeye başladım. Annem fark etmedi, sordu ama cevap vermedim. Zaten ben de bana ne olduğunu bilmiyordum ki.

    Sadece kurtulmak istiyorum. Ve belki de ölmek. Dedi ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

    Çok şükür dedim içimden, ağlasın. Ağlasın ki susan içi çoşsun. Donmuş  olan duyguları canlansın.

    Ağladı. Ağladı.

    Yavaşça baktı gözüme. Dedi ki; anne babama video çekip kendimi atacağım çatıdan diye korkuyorum. Tekrar ağladı. Ah bu çocuklar, ve birbirine özenen canlar. Oysaki bazı şeylerin telafisi yoktu. Onlar henüz fark edemiyordu durumu.

    Bekledim. Biraz daha. Ve yatıştı. Baktı bana.

    Burada olmak sanki bana iyi geldi, dedi. Sanki içim boşaldı. Sanki o ilacı içmiş gibi sanki kolumu çizmiş gibi hissettim.

    Demek ki dedim, o zor anlarda kolunu jiletlerin öyle mi?

    Eğdi başını. Bu evet demekti.

    Kalktım. Yanına gittim ve gözlerinin içine bakarak; “bunların hepsi de bitecek emin ol” dedim.

    “İyi ki geldin, iyi ki anlattın. İyi ki anlayışlı bir ailen var. Şükredeceğiniz çok şey var bunu görmen için iyi bir fırsattı bu ve sen değerlendirmeyi başardın.”

    Teşekkür ediyorum sana, bana kendini anlattığın için Z.Y

    Şimdi seninle bir yola çıkacağız. Her hafta gelmeni istiyorum, ve sana Akupunkur tedavisi de yapacağım ki şu öfkeli halin biraz yoluna girsin. Hormonal değişiklikler seni yordu, bunları dengeye koymana destek olsun. Ve bu arada yine sen bana kendini anlatacaksın. Yazmanı isteyeceğim senden, ve birlikte yol alırken zaman zaman anne ve babanla burada oturup konuşacağız.

    İyi olacak buna inanmanı istiyorum ve geldiğin için tekrar teşekkür ediyorum sana.

    Çok şükür ki, çıktığımız yolda ilerledik. Şu anda kendinin ve ailenin hayal edemediği kadar iyi bir durumda. Çünkü Z.Y dinlenilmek istedi ve gerçekten dinlendi. O şanslı gruba dahil oldu.

    Çocuklara kulak verelim lütfen, kalben onları dinleyelim…

    Bir çocuğun elinden tutabilmek sanki dünyayı kurtarabilmekle eş değerdi benim için.

    1 thought on “Dinleyin beni ne olur

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir