
Eleştirmeden önce çiviyi kendine batır
Beni doğurmanı ben mi istedim sanıyorsun. Neden sürekli babamı bana anlatıyorsun, mademki sevmedin evlenmeseydin, kim sana beni dünyaya getirmeni söyledi ki, senin Allah’ın bana sordu mu dünyaya gelirken istiyor muyum diye? Avazı çıktığı kadar bağırıyordu genç kız. Annesi mahcup, ne demişti ki şimdi kızına da, işler bu hale gelmişti yine. Araları bozulmuştu. Ah yine komşular duyacaktı ve yine manidar manidar bakacaklardı annenin yüzüne. Hem çay içmeye geleceklerdi hem de ağız aramaya, laf sokmaya, aşağılamaya…
Ay yine mi kızınla kavga ettiniz. Ne olacak sizin bu haliniz valla çok üzülüyoruz size, vah vah vah…
Bıkmıştı artık konu komşunun da sözünden, kızının da bu afra tafralarından. Neydi ki bu kadınların ağız araması, neydi ki bu kadınların derdi. Sanki kendi evlerinde hiç sıkıntıları yok, sanki kendi çocukları hiç bağırmazlardı sanki hiç inancını sorgulamazlardı, sanki hiç ergenlik nedir bilmezlerdi…
Kızı babasına çok değer veriyordu, bu iyiydi belki ama babası çok fazla esnekti. Çok rahattı ve hiç sınırlarını bilmezdi. Kızı da öyle öğrenmişti ve anneye çok kızıyordu. Beni boğuyorsun, ister örtünürüm ister açılırım ister de büstiyer giyerim ister de çıplak çıkarım diyebiliyordu. Serbest olmak istiyordu. Kimse bana karışmasın kimse sormasın nereye gideceksin, kiminle konuşuyorsun gibi.
Böyle de olunca çok serbest olmuştu kızı. Söz dinlemez olmuştu, iyiydi hoştu merhametliydi ama bir o kadar da tepesi atınca ne söylediğini bilmezdi. Kızar, bağırır, çağırır, duvarlara vurur, kendine vurur, sonra da gider bir odaya için için ağlardı. Kıyamazdı o zaman annesi, usulca gider odaya, kapısını azcık tıklar ve içeri girerdi. Yanına uzanır, kızının başını severdi, nazikçe alnından öperdi. Ağlar ağlar ağlardı, için için, bir müddet sonra da uyuyakalırdı. İnsandık işte, insan. Her şeyi görür, her şeyi de yaşardı insan. Çok kırılıyorum dedi içinden. Eşine de sitem ediyordu, bu çocukları başıboş bırakmamak gerekiyordu. Ve eşi ona hiç inanmamıştı. Boş ver demişti, bizi nasıl öğrettiler ki onlar da olurlar.
Merak etme sen, iyi olur onlar.
İşte şimdi kızları, bu haldeydi. Biseksüel olmaktan da bahsetmişti son zamanlarda. Ne yapacağını bilememişti, ne diyecekti ki kızına. Yavrum bu gelir geçer ergenlik dönemi, biter bu duygular diyebilmişti sadece. Ne kadar kolay değil mi elalemin çocuğunu, kocasını eleştirmek. Ne kadar basit, cinsiyet mi değiştirmiş sakın o çocukla konuşma kırarım kemiklerini demek. O çocukların ne yaşadığını, neden böyle olduğunu, ergenlik döneminde olan gelir geçer hallerden ötürü mü böyle, yoksa çevresel faktörler mi. Yoksa biyolojik mi. Yoksa fizyolojik mi. Yoksa özenti mi, yoksa taciz mi?
Daha ne sayayım ki size…
O kadar çok ki, sebep her ne olursa olsun, çocuklarımızdan söz ediyorum size. Bizim çocuklarınız, bizim gençlerimiz ve çoğu da aslında bir kavram kargaşası yaşadığının farkında olmayan canlar onlar. Bu iş sadece bir iki kişinin el atmasıyla olmaz diye düşünüyorum. Hem insani, hem sosyoloji, hem de uhrevi olarak da ele alınmalı. Ve hepimiz, hepiniz tek bir gaye için ve Allah rızası için de, değerlerimiz için de bir olmalıyız.
Eleştirmeden önce çiviyi kendine batır olur mu? Ya bu ergenlerden biri benim çocuğum olsaydı onu sokağa atar mıydım diye…