Blog
    En pahalı takı stetoskop

    En pahalı takı stetoskop

    Bir baba, bir evlat, bir eş, bir adam ve bir hekimdi.

    Kardiyoloji doktoru E.K, Konya’da görev yapıyordu.

    Gece geç saatlere kadar anjio, acil, kalp hastalarına baktı.

    Sabah da poliklinikte hasta bakarken öğlen sıralarında aklı sağlam olmayan bir vatandaş, hastane kapısından cebinde silahı ile girip görevi başındaki iki çocuk babası doktor E. K yı defalarca vurdu, son mermiyi de tıpkı film sahnesi gibi kendine sıktı.

    Hastane değil vahşet yeri.

    Hayat kurtarmaya çalışılan yer poliklinik odası,  cinayet mahalli yine poliklinik odası ve kenarda kan gölü. Doktorun kanı, Türkiye ne zaman bu hale gelmişti dedirten bir görüntü. İçler yakan bir senaryo…

    Burası Konya, burası hastane burası Türkiye Cumhuriyeti.

    Ve hayatımda ilk defa neden hekim oldun dedim kendime, neden?

    Sabah işe çocuklarını öpüp giderken akşam hastaneden tabutla çıkmak var diye mi? Elbette ölüm haktır biz de bunu biliriz. Hani Cerrahpaşa diye bir türkü var ya en çok belki de benim içimi parçalar o türkü. Bilirim, elbette biliriz biz de ciğer yarasını, acısını…

    Lakin bilmediğimiz bir şey var ki biz doktorlar silah bilmeyiz. Evet, koronaya saldırdık,  salgın hastalıkta tabi ki şehit verecektik, bunu bile bile savaştık. Ve çok da şehit verdik. Ama ama ama, bizim elimizde silahımız stetoskobumuzdu. Biz silahlı savaşa girmedik ki, elimizde silah yok tu ki hiçbir zaman. İşte Konya’daki olay bizi taa kalbimizden vurdu. Uykum yok o günden beri. Konya’da bir hastanede göz göre göre bir doktorumuz ki öylesine de iyi bir insan, katlediliyor ve ülkem deki yetkililer susuyor.

    Bir kadın cinayete kurban gidiyor, açık giydiği için haktır deniyor. Bir erkeği karısı sokak ortasında vuruyor, hak etti deniliyor. Bir anneye el kalkıyor, itiyor anneyi  çocuğu, oracıkta anneciği can veriyor, kim bilir nasıl yetişti o çocuk deniliyor..

    Örnekler çok, herkes konuşuyor fakat hiç kimse de gerçekten başıma gelse ne yaparım diye düşünmüyor.

    İnanın çok zor…

    Yıllarca oku, insana yardım edeceğim diye çabala, doktor ol. Git bir hastanede muayene ettiğin odada vurul. Bu şekilde bir sonu hiç düşünmezdi sanırım doktor bey. Hiçbirimiz düşünmezdik. Çünkü biz asker değiliz, polis değiliz biz de silah yok, en zor takılan takımız var bizim. Stetoskop…

    Dünyanın en zor takısıdır stetoskop.

    İsterseniz kibirli diyin tekrar bize, bana da diyebilirsiniz.  Hani hep yazıyorsunuz ya, iyi ki doktor oldun da konuşuyorsun diye. Sen nerden biliyorsun ki benim ve arkadaşlarımın okurken nelerimizi feda ettiğimizi, nelerden geçtiğimizi ve de en güzel gençlik yıllarımızın dirseklerimizde siyah lekeler oluşturduğunu. Okumaktan gözlerimizin kan çanağına dönüp de ertesi gün nöbetlerde yine de ayakta durmaya çalıştığımızı.

    Çünkü biz bu mesleğe girerken biliyorduk ki biz size aitiz. Ne gecemiz ne gündüzümüz ne bayramımız olur bizim. O acil servis hep çalışır ve hiçbir zaman da hastayı mağdur etmeyi düşünmeyiz bile. Şimdi bakıyorum da, o insan, gerçekten çok iyi bir hekim, kardiyolog olan Doktor bey, bir haftadır toprakta. Çocukları el öpmeye mezardaki taşına gittiler, hak mı ettik…

    Konya’daki imam efendi çıktı dedi ki hutbede, öldürmezsin de ne yaparsın sen bu doktoru?

    Şaka mı yaptın imam efendi?

    Oysa aciller hep çalıştı, iki gün acısını yaşayamadı doktorlar.

    İmam efendiye kaldı bizi yargılamak.

    Doktor düşmanlığının bu denli artmasının elbette bir sebebi olmalı.

    Herkesi, bu mesleği seveni doktor olmaya teşvik eden ben ve benim de doktor adayı çocuklarım, sorgular olduk bizi. Doğru yerde miyiz diye.

    Türkiye’m, bu ülkenin çok değerli evlatları var ve genel olarak da artık vatanda durmaya korkar oldular onlar. Her şey para değil güzel ülkem biliyoruz, ama siz de şunu bilin ki çoğu yetişen değerimiz bu son olayda artık YETER diye haykırdı. İster doktor, ister mühendis, ister öğretmen, İsterse hemşire olsun. İçi yanan tüm insanlar karşı çıktı yetti artık diye…

    Umarım son olur, umarım yeter artık, umarım değerine sahip çıkarsın ülkem.

    Çünkü tüneldeki çıkışı bulamıyoruz biz artık…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir