
Gerçek tıp karmaşası
Bu konuyu uzattığımı düşünebilirsiniz sevgili okuyucularım. Sen tıpta okudun, batıyı bilirdin sadece de diyebilirsiniz bana. Ben de derim ki size her ne olursa olsun tıp fakültesinden hocalarımız ilk derste şunu derdi bize; önce insana zarar vermeyin. İnsanı sevmeyenin burada işi olmaz. İyi bir hekim olun ki yaptığınız işin keyfini o huzuru tadın. Yoksa gidin buradan yol yakınken gidin. Tırnak uzatırsan hasta bakamazsın, sen iki kolunu kucağında tutar öyle hastaya bakarsan insan muayene edemezsin. Sen insan olmazsan sen para düşünürsen Çek git buradan. Önce insan olmayı öğren, kapıdan girerken hastayı muayene edebilmelisin, iyi gözlemle, kulağın da gözün de dört değil sekiz açık olsun. Önce insanı dinle. Dinle dinle ve zarar verme. Bu yollardan her türlü insan çıkar arada bir de doktor çıkar ki bizim dediğimiz de hekim olan doktorlardan olmanızdır…
Böylesi bir eğitimden geçtik ve inanın ilaç yazarken elimiz titrerdi.
Şunu iyice biliyorum ki her yerin iyisi de kötüsü de olur. Ama be kardeşim ya bu doktorluk da para için yapılmaz. Sağlık para ile bulunmaz. Parayı her türlü kazanırsın ama onu yerken boğazında takılır kalır. İyi düşün iyi fark et… Şimdi hal böyleyken, taa küçük yaştan itibaren bitkilerin içindeyken ve tıbbı da çok severken bizler bir de bu batı dediğiniz tıbbın içine düştük. Ve çok şükür ki hekim olduk. Yine ola ki böylesi bir imkan verilse ben hem hekim hem öğretmen olmak isterim…
Şimdi size sürekli olarak gelen mesajlardan bir iki tane yazacağım, elbette ki izinli olarak yazacağım. Benim derdim Aidin Salih ve çevresiyle ilgili değil. Benim derdim taassup ehli olup da küfür eden, kavga çıkaran gerçeği görmek istemeyen kişilerle ilgili.
Mesajı aynen yazıyorum…
— Ben Aidin Salih in kendisiyle böbrek yetmezliği için görüşmeye gittiğimde bana “ Kan almak HARAM !” demişti. O zaman hiç düşünmedim ki sen kimsin ki haram diye hüküm koyuyorsun diye. Cahillik işte. Sonrasında kan da aldık, böbrek de aldık hamdolsun buna vesile olan doktorlara. Ve altına gözü sadece sade hayatı gören bir kişi cevap yazmış o kişiye. Hamdolsun kısmına takılmış ki mesajın oradan saldırmış…
Saldırmış diyorum çünkü saldırıyorlar. Yine aynı kişinin mesajı “ Annemle gittiğimizde de Aidin Salih annemin sorusuna tersleyerek cevap vermişti. Biz de hayret etmiştik, bir de paramızı verdik bu insanlara… Altına yine aynı gözünün önünde duman olan vatandaş; seni hiç mi doktor terslemedi?
Ve bir başkası;
— Ankara da Sade pazarın yanındaki klinikte???? ( Bunlar ne vasıfla klinik açıyor bu arada)
giden arkadaşım mide kanaması geçirdi. Mahkemeye verdi onları. Tazminat aldı bunlardan. Her aradığında vücudunda temizlik belirtisi demişler. En sonunda kustu kustu kustu mide kanaması geçirdi ve onlara ulaşmadı. Ki bunlar doktor değil satıcı…
Doğal gıda satıcısı. İster gidin ister gitmeyin iş böyle işte sevgili dostlar. Ne günlere kaldık a dostlar, herkes alim herkes Profesyonel Koç…
Herkes tacir…din taciri…