Blog
Anne ben erkek miyim?

Anne ben erkek miyim?

Yaşı 4; anne ben neyim, erkek mi?

Kızlar çişlerini nereden yapıyor?

Yaşı 10; anne sen LGBT’yi duydun mu? Anne ben kimim?

Yaş 12; anne ben kıllarımı aldırmak istiyorum, herkes yapıyor. Arkadaşım Ahmet’i annesi kuaföre götürüp kaşlarının arasını ve kol ve bacaklarını aldırttı. Anne çok güzel olmuş, beni de götürür müsün?

Yaş 15: anneee, ben kıl sevmiyorum dedim sanaaaaa. Kısa pantolon da böyle kıllı bacaklarım varken giymeyeceğimmmm. Senden nefret ediyorum. Babamdan da. Zaten o hep işte. Çalışsın. Anne ben çok çirkinim. ( Ağlama krizleri ve öfke patlamaları yaşayan sevgili çocuk)

Anneeeğ bakımlı olmak suç mu? Ne diyon sen? Ben eşcinsel değilim. Ben kıl sevmiyorum dedim sana. Lütfen anne beni duy, lütfen…

Ve ergenlik dönemindeki bir sürü anne oğul arasındaki diyaloğu yazabilirim buraya.

Sevgili babalar işlerinde,  erkek rol modeli işte ekmek parasında, evin küçük adamı anneye sormak durumunda. Neyi? Her şeyi. Cinsellikle ilgili de her şeyi.

Ve anneler bazen ne diyeceğini bilmiyor. Bazen anneler süreci iyi yönetip babasını ve akrabalardan iyi bir rol model olabilecek, abi, dayı, amcayı bir şekilde yaşam koordinatörü gibi devreye sokabiliyor. Fakat çoğu zaman ergenlik döneminde çocuklarımız bocalıyor. Ne zaman bocalıyor? Bu  zaman da, ergenliğin gelir geçer hallerinde bocalıyor.

Ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerindeki genç bireyler, heteroseksüel dürtülerle ve homoseksüel dürtüleri karıştırabiliyorlar.  Çünkü ergenlik başı döneminde cinsel kimlik ve hormonal denge tam olarak oturmuş değildir. Bu dönemdeki gençler yani ergenler cinsel bakımdan bazı karmaşık duygular yaşarlar. Ve onlar aslında eşcinsellikle ilgili kulaktan duyma bilgilerle korkarak susabilirler.

Eşcinsellik nedir, nasıl başlar, hangi duygu eşcinsellikle birebir örtüşür, erkek arkadaşıma duyduğum sevgi nedir, neden hiç kızlara ilgi duymuyorum, kızlar neden bana hiç bakmıyor, çünkü ben güçsüz bir erkeğim, yoksa erkek değil miyim gibi. Sorular ve kimseye söylenemeyen duygular.

Susan sevgili çocuklar, farkında olmayan aileler. Özellikle bir erkek çocuk için evde var ama yok olan babalar.

Ve o dönemde çocuklar hangi duygunun eşcinsellik duygusu olduğunu tam olarak bilemezler. Bu bilgi eksikliği nedeni ile de “ eşcinsel olma korkusu yaşarlar.” Ve ülkemizde yapılan araştırmalarda da erkeksi duygu taşımadığını düşünen erkek ergenler böylesi bir korku yaşadıklarını ifade etmişlerdir.

Ergenlerdeki bu duygu ve dürtülerin çoğu henüz hormonal denge tam oturmamış ve cinsel kimlik gelişimi tamamlanmamış olduğu için geçici dürtülerdir.

Cinsel kimlik gelişimi ne zaman tamamlanır derseniz; ergenlik döneminin sonunda ikincil cinsiyet özelliklerinin belirginleşmesi ile birlikte tamamlanır derim.

Buradan şu sonucu çıkarabiliriz. Ergenler kendi biyolojik özellikleri, aile yapısı ve aile dinamikleri, ve çevresel faktörler nedeniyle bazı sorunlar yaşayabilir.

Ve cinsel kimlik karmaşasına sürüklenebilir.

Ve bu duruma bağlı olarak da bazı gençler kendini karşı cins gibi hissedebilir. Yine bazı gençler  de ise eşcinsel yönelimler görülebilir. Ve maalesef ki bu gençlerimiz ergenlik döneminin bir özelliği olarak da dürtüsel ve kontrolsüz bazı davranışlar sergilemiş olabilir.

Şunu iyi bilmeliyiz ki bunların çoğuna yakını ergenlerin yaşayabileceği geçici durumlardır.

Ve günümüzde eğer böylesi bir ergen yani geçici karmaşa dönemindeki böyle bir ergen, güncel psikiyatri de olduğu gibi, ergenlerin yaşayabileceği  bu tür  geçici dürtüleri “ eşcinsellik “ olarak tanımlayan bir psikolog ya da doktora giderse işler karışır. Çünkü günümüzdeki güncel psikiyatri de bu durum “ eşcinsellik “ olarak kabul edilir. Ve böylece zor da kalıp kafası duyguları karışan ergen  eşcinsel  olarak tanımlanır. Ve eşcinsellik damgası çocuğa yapıştırılır. ( stigmatizasyon)

Böylece geçici olan dürtüleri kalıcı hale getirmek suretiyle bir insanlık trajedisi başlatılmış olur.

Dolayısıyla aslında heteroseksüel olan bir genç bizzat psikolog ve doktor tarafından homoseksüel hale getirilmiş olur. Son zamanlardaki elimizde olan veriler de bunu gösteriyor ve eşcinsellik artma nedenlerinden biri de belki de en önemlisi güncel psikoloji/ psikiyatrinin güya bu modern yaklaşımıdır.

Aileyi ve çocukları korumak hepimizin ortak sorumluluğundadır…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir