Kulağa küpe olsun diye; Hacamat

    Bir gün ofisime korktuğu her halinden belli olan lise öğretmeni Nermin Hanım girdi. Geliş sebebi 8 yıldır çektiği baş ağrılarıydı. Gerilim tipi baş ağrısı olan öğretmenimiz bir dost tavsiyesi üzerine hacamat yapan bir hanım şifacıya gitmişti geçen hafta. Bize geliş sebebi ise son bir haftadır giderek daha çok artan baş ağrısıydı. Çünkü öğretmenimiz hacamatı yapan hanımın söylediklerinden etkilenmiş, şifacının sözlerini kafasına taktığı […]

    Doğanın Verdiği

    Yemyeşil bahçeleriyle, tertemiz havasıyla, suyuyla… Cennet yurdumuzun saymakla bitiremeyeceğimiz meyvesi, sebzesiyle, doğanın bizlere ikramları ile hem hal olarak yaşıyoruz Türkiyemizde. Yaz geldi geçiyor tüm hızıyla. Kış günlerinin biraz soğuk, biraz karlı, biraz da karanlık günlerinde hayalini kurduk sıcak havanın. Yaz meyvelerinin, sebzelerinin. Öyle diyorum çünkü her gıdayı zamanında, mevsiminde yememiz gerektiğini düşünenlerdenim aslında. Şimdi o muhteşem güzelliklerden hem faydalanıp hem […]

    Su ile gelen şifa

    Bir ilacı yutmak için içilen bir bardak su, genellikle ilaçtan daha faydalıdır. Bedende hastalıkların oluşumuna farkında olmadan içmeyi ihmal ettiğimiz suyun eksikliği yol açar. Su hayattır, su muhteşemdir, su olmazsa olmazdır. İnsan vücudunun yüzde 60- 70 i sudur diye bilir insanoğlu fakat içmeyi ihmal eder suyu. Oysa bilse ki sadece su içmeye devam etse bile bir sürü hastalığı tedavi olacaktır. […]

    Gülümse hayata

    ” İnsana zarar veren şey, olanlar değil, onun bu olanlar hakkında düşündürdükleridir.” demiştir Fransız düşünür Montaigne. Demek ki olanlar, yaşanılanlar hakkında ne düşündüğümüz tamamen bize bağlıdır. Klasiktir, ya bardağın boş olan kısmını görürsün yıkılırsın, ya da dolu kısmını görür ümitle dolarsın. Hangisi daha iyicedir diye sormaya gerek yoktur aslında. Görünen ortadadır.    Zihin kendi başına, Cenneti cehennem, cehennemi de cennet […]

    Tüm insanlığa yeni bir başlangıçtır yeni yıl.

    Merhaba; Hicri 1440. Yıl dönümü Hicret’in. Milletimize, tüm İslam alemine, tüm insanlığa, yaratılmışa hayırlar getirmesini dileyerek selamlıyorum sizleri. Muharrem ayı mübarek olsun efendim… Geçen yazımızda şifa kaynağı elma sirkesi yapımından bahsetmiştik. Kavanoza koyduğumuz elmaların sirkeleşmesini bekliyoruz artık. Faydasını, şifasını belki tam olarak ifade edemem diye endişe etmiyor da değilim hani. Bir kere sirke övülmüştür, güzel bir katıktır, salataların da turşuların […]

    Garip bir sevda hikâyesi…

    Nasreddin Hoca’ya sormuşlar; “Hocam evlilik nasıl gidiyor?” Hocamız da anlatmış; -Evliliğimizin ilk senesi çok güzel geçti. Ben söyledim hanım dinledi, ben konuştum o dinledi. İkinci sene bizim hanım işi anladı, o söylemeye başladı. O söyledi ben dinledim, o söyledi ben dinledim. “Peki hocam sonra ne oldu? Diyenlere de; -Hiç sormayın demiş, sonraki yıllarda da ikimiz birlikte söyledik komşular dinledi… Ah […]

    Bir komik öykü

    Zamanın birinde köylü bir kadın yorucu bir iş günü sonrasında çiftlikteki erkeklerin önüne saman dolu tabaklar koymuş gayet nazikçe ve de ciddi. Adamlar, ” delirdin mi sen?” diye bağırdıklarında kadın, ” ne oldu?” demiş. “Fark etmediğinizi sanıyordum. Yirmi yıldır siz erkeklere yemek pişiriyordum ve bir gün bile sizden saman yemediğinizi belirten tek bir söz bile duymadım.” Harika değil mi? Bir […]

    Üzülme

    Bir büyük şöyle der; “Hayat kısadır, onu endişe, keder ve üzüntü ile kısaltmayın. Hepimiz yolcuyuz. Hiçbir dert, dünyaya gelirken beraberimizde gelmedi. Bizimle beraber de gitmeyecek.” Aslında üzüntü, negatif varlığın en sevdiği şeydir. İnsanoğlunun yolunu yarım bırakması ve devam ettiği şeyi, işini, gücünü, uğraşını durdurması için üzülmesini ister. Mümin üzülürken sevincinden kabına sığamaz o, başarmıştır, görev tamamdır kendisi tarafından. Çok sevimli […]

    Ey İbrahim! Bunu senin Rabbin mi istedi?

    Bir anne, masum yavrusuyla kendisini ıssız bir çölde, yolcu geçmez, kervan uğramaz bir yerde, Rabbimin emridir diye, yapayalnız bırakan ve bırakırken bile arkasına bile dönüp bakmadan giden kocasına seslendi; Ey İbrahim! Bunu senin Rabbin mi istedi? Ses yok. Verilecek cevap yok. Sükut… O İbrahim ki; çok ama çok merhametli, müşfik, yumuşak huylu… Lakin  Rabbimin emridir bu diye ardına bile bakamadı […]

    Ben Sana Benziyorum Anne!

    Gözleri karanlık gecenin içinden her an çıkabilecek ufacık bir ışığı arıyordu adeta. Yine üzgün yine ağlamaklıydı yüreği. Oysa izin yoktu ona, ağlayıp da aileyi üzmeye izin yoktu. Duygularını bastır bastırabildiğin kadar diye öğrenmişti annesinden. Aynur hemşire de aynısını yapıyordu işte. Hem de tam da annesinden kopyaladığı gibi. Yıllar yılı kızdığı annesine ne çok da benzemeye başlamıştı… Onun kadar fedakar, onun […]