Yaşamın anlamı

    Bir ömür yaşar insan. Bazen susar, bazen haykırır, bazen de sadece bakar. Olanı biteni, yaşadığını, yutkunmak zorunda kaldığını, hayatının gerçeğini, ne için çabaladığını ve eline ne geçtiğini görür. Anlamlandırmaya çalışandır insan. Hayatının anlam arayışını arayan da odur. Koskoca bir okyanusa düşen damlacık misalidir insan. Acı çekendir, sevendir, haz duyandır, unutan ama çok özleyendir. Belki de unutmak için her gayret ettiğinde […]

    Mevsimsel geçişler

    Ekim ayı da geldi derken henüz ne olduğunu anlayamadan Kasım ayını selamladık. Ne hızlı bir döngüdür, ne tutulamaz bir zamandır akıp giden. Alışamam dediği her şeye alışandır insan. Ne kadar uyumuş olursanız olun bu günlerde bir türlü dinlenmiş kalkamayabilirsiniz. Eliniz kolunuz sanki görünmez iplerle bağlıymış gibi iş yapasınız gelmez, işe gidesiniz hele hiç gelmez. Bazen kimsenin sesini duymadan sadece kendinin […]

    Okuduğum en güzel kitapsın

    Esneyerek kalktı evin babası, “hadi ben yatıyorum.” dedi. Hızlıca kalktı evin annesi, direği, çatısı, temeli, kısaca her şeyi. “Tamam ben de hemen geliyorum.” diyerek cevap verdi. Yarın iş var, okul var, temizlik de var. Seri olmak lazım, yatıp dinlenmekte tabi. Hızla girdiği mutfakta derin bir iç geçirdi. Oysa akşam yemeğinden sonra toplayabilmişti mutfağı, çok da sevinmişti bu duruma. Ya şimdi […]

    Travmamı çözer misin?

    Ne çözülmez travmalarımız varmış da ülkece bilememişiz biz. Ne çok travma biriktirmiş bu millet. Hepsini de şu son zamanlarda yaşadı demek ki. Öyle ya bu ülkede hiç savaşlar olmadı, daha dün Kurtuluş Savaşı’ nda kağnı sırtında askerine mermi taşıyan ninemiz hep sıcacık yataklarında yattı, hiç aç kalmadı. Zira travmanın t sini bile öğrenemeden göçtü gitti bu dünyadan. O mutlu, savaşan […]

    Havalar soğuyor, tahin pekmeze rağbet artıyor

    Bir yandan da kekik, ada çayı, nane limon kabuğu. Arada bir zencefilli bal, karanfil çayı derken yine geldik kendini hissettiren sonbahara. Hem hüzün çağrıştıran bir aydır hem de aslında eve bir şeylerin daha çok yapıldığı aylardandır Ekim ayı. Ne alaka, hep eylülü yazarlar, işte sonbahar geldi hüzünlendim ben yine diye. Oysa Ekim de bir sonbahar ve tam da turşuların, sirkelerin, […]

    Akupunktur ve terapi

    Anne ve kız olarak bakım evine getirildiler. Komşuları haber vermiş, kendilerine bakamıyorlar diye. Hiç konuşmayan bir kız ve sürekli eli böğründe gezen, tansiyonu gün içinde 24’lere kadar çıkan yüreği yaralı bir anne. Hayat yormuş belli ki onları, epeyce yıpranmışlar. Son çare de buraya getirildiler. Babadan kalma maaşları var ama ilgilenecek, yardım eli uzatacak insanları yok. Şimdi diyeceksiniz ki, bu devirde […]

    Kişisel gelişim

    Nedir bu son zamanların en popüler gelişimi? Elbette ki “kişisel gelişim” denilen olgu. Bakın çevrenize, neredeyse yolu oradan geçmeyen yok gibi artık. Tabi, kendinde sorun arayıp da bulamayanların yolundan bahsediyoruz. İçim sıkılıyor, yapacak bir şey bulamıyorum, her şeyim var ama mutsuzum. Belki de benim aklım yok, kendimi idare edemiyorum, senin aklına ihtiyacım var demek. Ya da benim istediklerimi doktorlar söylemiyor […]

    Ne yapıyoruz biz?

    Kime soruyorum bu soruyu diye defalarca söyleniyorum kendime. Sana ne diyorum. İsteyen, kandırılmak isteyen gitsin kansın, yolunsun kaz gibi, aklı çelinsin. Çünkü duymak istediklerini onlar söylüyor, o da dinliyor. Ve işin kötüsü kabul ediyor, tamam diyor, aklı karışıyor sonra gerçek bir doktor arıyor, aman yandım diyerek… Ama bu süre zarfında bir altı ay bilemiyorum bir yıl kadar oyalanıyor. Sağa sola […]

    Hasta mısın kurban mı

    “Hakkını helal et” dedi ölüm döşeğindeki eski dostu. Yıllar var ki görüşmemişler, ta üniversite yurt sıralarında kalmıştı dostlukları. On sekiz ile yirmi iki yaşlarının sorunsuz görünen deli çağlarıydı onlarınki. Okumuşlar doktor olmuşlardı. Hem de en iyisinden. Hem de tam hekim olanından. Yeminleri vardı onların, her ihtiyaç duyulduğunda hazır ve nazır görevde olacaklardı. Öyle de olmuştu, fakat o hiç bitmez dedikleri […]

    Bir demet lavanta

    Mis gibi kokusuyla minicik mor, bordo, koyu mavi çiçekleriyle antik çağlardan beri kullanılan hoş kokulu bir bitkidir. Taaa o zamanlardan beri keşfi yapılmış olan lavanta, antiseptik yani mikroplara karşı koruyucu olarak da kullanılmış. Rengi ve görüntüsü gereği zarafeti, şıklığı ve inceliği temsil eder lavanta. Eski kavimlerde dağların ve ormanların tanrıçası sayılan Artemis’in çiçeği olarak bilinirmiş. Onun kutsal çiçeği olarak seçilmiş. […]