101 Numara

    Batı Karadeniz de şirin bir ilçe burası. Yemyeşil, düzeni seven,  insanı çalışkan olan bir ilçe. Bir otel odasından içeri giriyoruz savcı ve adamları, otel personeli ve adli tabip olarak ben. İçeride bir koku var, tuhaf, derinden gelen ölüm kokusu ve sessizliği. Tanıyorum artık bu kesif ve nahoş kokuyu, tanımaz olaydım. İstemiyorum ama görev icabı. O zamanlar nerede bir şüpheli ölüm […]

    Yalnızlık Çok Zor

        Buz gibi hava, kar lapa lapa yağıyor dışarıda. Uzakta eski taş evin bir köşesinde bir can var, sessiz sedasız, kimsesi var ama yapayalnız. Sobayı yakamamış, ayakları buzz kesmiş bir can. Tam tamına doksan ikisine girdi bu ay. Dile gelse seneler, anlatsaydı onu. Bazen duvarlarla konuşuyor bazen de ahirete göçüp giden sevdiceğiyle. Neden bıraktın beni, neden? diyordu. Artık içerlemeyi bırakalı çok olmuştu oğluna da gelinine de. Öyle ya, herkesin işi gücü vardı onunla mı uğraşacaklardı, işi bitmiş […]

    Bana sarılır mısın babacığım?

      Bir çocuğun hayatındaki en büyük şans kendini geliştiren bir anne babaya sahip olmaktır, çocuğun robot olmadığını bilen anne babaya… – Babacığım benimle yatağıma gelir misin, kitap okuyalım mı yatmadan önce? Dedi küçük çocuk sessizce, yaşına yakışmayan bir endişeyle karışık ruh haliyle. -Derslerini bitirdin mi sen? Hepsini yaptın mı, bak yazılıdan düşük alırsan karışmam kırarım kemiklerini bu sefer. Öyle hiddetle […]

    Şehirler büyüdü yürekler mi küçüldü

    Odasına girdiğimde üzerindeki yorgandan da anlaşıldığı üzere, yılların verdiği yükle eğrilmiş sırtı kapıya dönüktü. Vücudu eğri büğrü olmuştu, ama yaşam emaresi devam ediyordu halen daha. Yaşıyordu, konuşmak istiyordu, sözler söylüyor ellerini ayaklarını daha rahat oynatabiliyordu. Geldiğinde bir nefesti sadece şimdi ise ‘nasılsın’ diye sorduğumuzda ‘iyiyim’ diyebiliyordu artık. Arkası dönük, bembeyaz saçları pamuk yığını adeta. Elleriyle başını sıvazlıyor yüzüne sürüyor. Tekrar […]

    Bazen akışına bırakmak gerekir

    Beni kurtarın ne olur doktor hanım, yardım edin bana. Kayınvalidem her fırsatta dövüyor beni, sesini çıkarır da birine söylersen, kırarım bacaklarını diyor. Kaçtım geldim, o evde bir tek nine beni seviyor, gelmeme göz yumdu. Burası, Batı Karadeniz’de bir ilçe, sağlık ocağındayız. Öyle çok büyük kavgaların olduğu bir yer değil bu ilçe.  Herkes kendi işinde gücünde. Çalıştığım sağlık ocağına gelen genç […]

    Sakura Ağacı

    Japonların Sakura -Bahar festivalleri olurmuş. Sakura Ağacı, özel bir ağaç. Kiraz çiçeği demek Türkçe’de. Meyve vermez, sadece açar. Sakura Zensen; kiraz çiçeklerinin açması demek. Öyle güzellerdir ki açtıklarında büyüleyici bir hayal alemini gözler önüne sererler, tıpkı bir masaldaymış gibi. Ancak güzelliklerinden daha fazla bir şeyler vardır bu çiçeklerde… Hayatın mucizesini anlatıyormuşçasına. Çiçekleri makbuldür, ağır ağır açar ama çok çabuk da […]

    Giden gün ömürdendir

    Ey koca yıl, ey kocaman yıl, gidersin ardına bakmadan, bir koca seneyi toplayıp giderken, tencerenin dibini sıyırırmışçasına hem de. Neler kattın bize, ülkeme, dünyamıza? Nasıl hatırlarız seni, dünün 2018’ini. Neleri aldın bizden, neleri koydun avucumuza. Hani o telefon rehberimde adı olup da, on bir numarayı tuşlasam da sesini duyamayacaklarım var ya. Hani onlar, sessiz sedasız gidenler, sesli gürültüyle gidenler, çok […]

    Affetmek adına

    “Herkesi, hayatıma giren herkesi affederim ama babamı asla. O bana en büyük kötülüğü yaptı. Eğer bana farklı davransaydı ben şimdi burada olmazdım. Ben de okurdum, yirmi üç yaşında dünyanın bütün çilesini çekmemiş olurdum. Nefret ediyorum ondan. Beni ve ablamı korumak için annem hep dayak yedi babamdan. Hatta bir keresinde sokak ortasında dövdü beni iyice dövdü hem de, sopayla, odunla, süpürge […]

    Kaçış yok

    “İnsanın kısa süre içinde öleceğini bilmesi, yaşantısına damga vuracak kararlar vermesi açısından büyük önem taşır. Çünkü her şey, tüm dış beklentiler, gururlar küçük düşme ya da başarısızlık korkuları, tüm bunlar ölüm karşısında değerlerini yitirir. Yalnızca ölümdür önemli olan.” Ne kadar tanıdık ifadeler değil mi? Sanki çok yakınımızdan geliyor sesler ve devam ediyor. “Öleceğinizi hatırlamak, kaybedecek bir şeyler olduğu düşüncesini yok […]

    Acı bana anne

    Anneme ve babama söyle olur mu doktor hanım, onlara söyle; “oğlunuz artık oldu de. Yaşar artık adam oldu.” de olur mu? Yutkunuyordu, boğazında çözülemeyen bir düğüm takılı gibi, uzaklara bakar halde ağlamaklıydı Yaşar. Adı Yaşar. Oldukça genç, yirmilerinde henüz, hayatının ilkbaharında o. Oysa dünyanın bütün çilesini çekmiş, acısını yutmuş besbelli ki. Kalıplı, zinde, dinç ve her şeye rağmen güler yüzlü. […]