Blog
    Ben kimim?

    Ben kimim?

    Benimle neden görüşmek istediniz? Şikayetiniz nedir?

    Oğlum, onüç yaşında. Bizimle vakit geçirmek istemiyor. Abisinden nefret ettiğini söylüyor. Babası zaten işinden dolayı her gece nöbetçi kalıyor. Gece bekçisi. Babasını neredeyse hiç görmüyor. Zaten de öyle bir ihtiyaç da hissetmiyor. Şimdi korona var diye okullar da online oldu. Bazen ders var bazen ders yok. Belirsizlik beni delirtiyor. Oğlum babasının umurunda değil. Ders çalışmasını bir tek ben umursuyorum. Öğretmensin diyor eşim, bu görev senin diyor. Ama ben de tahammül edemiyorum. Yeri geliyor iki tokat atıyorum. Varsa yoksa cep telefonu, bilgisayar, tablet…

    Evde hep bir huzursuzluk. Geçen gün de oğlumun bana söylediği bir söz çok kafamı karıştırdı doktor hanım. Geceleri uyuyamadım. En sonunda bir bilene danışmam gerektiğini düşündüm. Oğlum dedi ki; zaten erkek olmaktan da nefret ediyorum, babamın da abimin de bana karışmasını istemiyorum artık. İstediğimi yaparım. Çocuk hakları var. Kızlarla daha iyi anlaşıyorum. Erkek olmayı da ben istemedim. Zaten de ben daha çok kız gibi hissediyorum. Şarkıcı olacağım. Okumak da istemiyorum. Abim okusun. Benim kafam onun dediği kadar çalışmıyor. Zaten okulda da arkadaşlarım hep bana kız Ahmet diyorlar. Sen kızsın, topsun. Sen gey misin yoksa diye soruyorlar. Benden ancak şarkıcı olurmuş, dansöz olurmuş ya. Ben kız gibi oynuyor muşum ya. Daha kolay olurum şarkıcı, okumam, para kazanırım.

    Düşünebiliyor musunuz doktor hanım? O kadar emek zahmet çek sen git küçük oğlun şarkıcı olacağım desin, erkek değilim ben desin. Ne olur yardım edin bana, ne yapacağımı şaşırdım. Babası da benimle dalga geçti. Saçmalama dedi. Ama ben çok korkuyorum doktor hanım. Arkadaşımın kızı 17 yaşında ve kız sevgilisi varmış. Perişan haldeler. Ya benim oğlumda erkeklerden hoşlanırsa, ne yaparım ben?

    Bunları söyledi ve ağlamaya başladı öğretmen hanım.

    Ah dedim içimden. Yeni bir kafa karışıklığı, belki de özenti ya da gerçekten öyle olan bir hasta daha. Kimlik bunalımı, ergenlik ve 13 yaş. Şu son zamanlarda ne kadar çok kavram kargaşası yaşayan, kafası karışan, taciz mağduru olan, cinsiyeti hakkında şüpheye düşen hastam oldu. Hem de bunlar 15, 17 yaşlarında ve dönüm noktası 13 yaş. Kafalarının en çok karıştığı yaş sanki 13 yaş gibi geliyor bana. Zira hormonlar aktifleşiyor, vücut yapısı ve zihin yapısı bazen birbirini takip etmekte zorlanıyor. Ergenliğe adım atan genç insan bedenine adapte olmaya çalışırken bir de anne, baba, abi baskısı olursa, ders çalış, mükemmel olmalısın, en iyisi olmalısın, kızlara bakma günah, erkeklerle konuşma yanarsın, sakın karşı cinsle arkadaşlık etme döverim gibi söylemler ve daha neler neler…

    Annesini dışarı çıkarıp içeri aldım genç adamı. Mahcup, gözü yerde, sessiz, susuyor. Merhaba dedim. Nasılsın? Buraya neden geldiğini biliyor musun?

    -Evet dedi. Ailemle geçinemiyoruz. Yaşamaya çalışıyorum. Hayatta kalmaya istiyorum. Tek istediğim beni anlasınlar, baskı yapmasınlar, ama işte bu sene sınav var fakat ben çalışmak istemiyorum. Annemle, en çok da babam ve abimle kavga ediyorum. Geçen gün elime jilet aldım, kollarımı kestim, ölmek istedim. Ama canım çok yandı. Sonra da çok korktum. Görseler beni döverler diye, hep uzun kollu giydim.

    Okulda kızlarla oynamak istiyorum. Erkekler bana kız Ahmet diyorlar. Sen kızsın diye alay ediyorlar. Zaten abimden de babamdan da bıktım. Ben onlar gibi bir erkek olmak istemiyorum. Kız olurum daha iyi. Kime ne ki. Anneme de dedim. O da çok korktu. Necla teyzenin kızı da erkek olmak istiyormuş sen de ona mı özendin diye bağırdı, ağladı, dövdü beni. Abim de duyunca küfür etti bana. Babam zaten hiç önemsemedi her zamanki gibi, GÜLDÜ geçti. Dersini çalış geçer bu hevesler dedi. Sen erkeksin adam gibi davran adımızı çıkarma dedi.

    Peki, dedim sen ne hissediyorsun bu konuda?

    Etek giymek, dans etmek istiyorum. Dudak boyası da sürmek geliyor içimden ama bana kızarlar diye çok korkuyorum.  Ama bunları aileme söyleyemem. Bakın ağzımdan kaçırdım onlar beni dövdü ben de kendimi kestim. Hem biliyor musun hiç de acı duymadım…

    (İŞTE TEHLİKELİ NOKTA, O KADAR MUTSUZ Kİ KENDİNİ KESTİ, ACIYLA SALGILANAN HORMONU ONU MUTLU ETTİ. BU HALİ DEVAM ETTİRİRSE ALIŞACAK. )

    Peki dedim sana bir şey sormak istiyorum ama bana net cevap vereceksin ve aramızda kalacak. Biliyorsun ben doktorum ve senin yanındayım. Korkmanı istemiyorum. Bu kız gibi hissediyorum halin ne zaman başladı tam olarak ve emin misin? Ailenden intikam için söylemiş olabilir misin?

    Düşündü, biraz baktı bana uzun uzun. Bir beş dakika geçti ve ”Evet dedi, annem son zamanlarda bundan çok korkuyordu ve hep evde konuşuyordu. Ben de onu denemek istedim. İnstegramda bu sayfalara girdim, her gün onlara bakıyorum, hoşlanmaya çalışıyorum, merak ediyorum. Kendime soruyorum. Ben kimim doktor? Arada mı kaldım? İki cinsli miyim? Korkuyorum. Rüyalarıma giriyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bana yardım eder misiniz?

    Tabi ki dedim, tabi. Bunun için sizi dinliyoruz. Anlamaya çalışıyoruz. Varsa eksik taraf bulup çıkarırız. Ama önümüzde bir yol var. Öncelikle hormonlar için senden kan vermeni isteyeceğim. Ve sonra da seninle görüşmeye devam edeceğiz. Ama sen de bana bir söz vereceksin. Şu kavram kargaşasını, kafanın karışıklığını, öfkeni yoluna koyana dek sen de internetteki o belli sayfalara girmeyecek ve dediklerimi yapacaksın. Eğer kendine yardım etmek istiyorsan beraber bu işi çözeceğiz diye düşünüyorum.

    Gülümsedi. Mutlu oldu. Rahatladı. Tamam dedi. Ah tamam. Rahatladım işte şimdi. Bırakırım, bakmam, yeter ki benim kim olduğumu bulmama yardım edin….

    Onu yolladım. Ve çalışmaya başladık. Önümüzde uzun bir süreç var. Ve her ne olursa olsun bir hekim olarak yanında olduğumu anladı ve güvendi. Umuyorum ki kendini bulmasına destek olacağız… ben kimim? Sorusunu hep beraber bulacağız…

    Sağlıcakla kalın

    Ve ağızdan çıkanı lütfen tartın da söyleyin…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir