Blog
    Yağların kraliçesi tahin

    Yağların kraliçesi tahin

    Mevsim kış ve hava da çok çok soğuk olunca aklımıza gelen karışımlardan biri de tahin pekmezdir sanırım.

    Bizim küçüklüğümüzdeki sarellemiz tahin.

    İnsan evinde ve çocuk olunca her şey nasıl da güzel gelir. Kendini güvende hissetmek, güvenli alanında yaşamak sanırım böyle bir şey olsa gerek. Dileğim şu zamanların pekmezi. O zaman bu kadar kıymetini anlamasak da severek yediğimizi anımsıyorum.

    Çok da güzel kokusunu hala duyarım…

    Tahin deyince ona özgü kokusunu ve pekmezle birleşiminin anlatılmaz keyfini düşünüyorum da nasıl güzel bir ikili olmuşlar. Fakat bugün benim size tavsiyem daha çok tahin daha az pekmez olacak. Onu da çok seveceksiniz emin olun.

    Hatta bir tık ileri gidip de yatmadan önce ve kalkınca da ağzınıza bir tatlı kaşığı tahin atıverin diyesim geliyor…

    Tahini bilirsiniz, susam tohumlarından elde edilen en sağlıklı doymamış yağ örneklerinden birisi.

    Tahin zengin omega üç, magnezyum, fosfor, kalsiyum, demir, E vitamini ve B vitamini grubu üyeleriyle çok güçlü bir bağışıklık sisteminin güvenilir dostudur. Sizi sırtınızdan bıçaklamaz.

    Lignanlar ve fitosteroller adlı iki molekül grubunu da içerir ki bunlar bildiğimiz birçok farklı kanser türüne karşı koruyucudur.

    Ve içinde iltihap giderici aktif maddeler de olması tahini biraz daha kapı arkasında bırakmamak gerektiğinin önemini hatırlatıyor bize. Çünkü birçok iltihaptan muzdarip bedene şifa verirken, iltihabın bedene verdiği tahribatı önlemeye çalışır. Süreci olumlu etkiler. ameliyat olmuş bir bağırsak kanseri hastasını düşünün. Onda da bağırsakların eski sağlığına kavuşması için desteklerini hiç esirgemez.

    Ona boşuna eski tıp kitaplarında yağların kraliçesi denmemiş anlaşılan. Tabi ki çifte kavrulmamış tahinden bahsediyorum.

    İçinde çoklu doymamış yağdan gerçekten çokça var.

    Çoklu doymamış ne demek derseniz? Hücre içi paslandırıcı düşmanlarımız olan oksitleyici oksijen atık ürünlerini daha bize zarar veremeden atıp yok eden demek. Hemen insan vücuduna zarar vermesine fırsat vermeden çabucak bağlayıp, etkisi hale getirebilecek zincirden oluşmuş molekülleri fazlaca içeren yağ demektir. Süper temizleyici, atık önleyici, tıkanık açıcı gibi düşünün.

    Doymuş yağ, doymamış yağ derken, hücresel düzeyde bizi genç tutan, yaşlandıran, damarları tıkayan-açan, koruyan, paslandıran gençleştiren diye ayırt etmiş oluyoruz. Ve bu yağlardan özellikle iyi olanını çokça içeren bir besin tahin.

    Yani doymamış olanını.

    Ayrıca cilde ışıltılı bir görünüm de canlılık da kazandırabilir. Cildi içeriden besleyen yağları da içeriyor çünkü.

    Nasıl tüketelim diye sorarsanız, pekmezi az tahini bol olsun derim. İyi firmalardan ve çifte kavrulmayan daha tercihli olmalı. Ve pekmez de geleneksel yöntemlerle yapılıyorsa onu da çok kaynatılmadan yani daha sıvı olanını tercih edelim.

    Korku kültürüyle yaşamak, hangi besini yesem daha sağlıklı olurum takıntısıyla yaşamak da doğru değil biliyorsunuz. Her yediğimizi şifa olacak diye ve de severek yersek eğer o gerçekten bize iyi gelecektir. Son yılda koronadan ötürü hastalık korkusu, kaygı, endişe, içimizden dışımızdan gelen her türlü söylemler, türlü insanın bakışı, enerjisi ve söylemleri günümüzün bomba etkisi yapan hastalık nedenlerinden biri oldu maalesef. Ülkem insanı zaten takıyorduk şimdi daha bi takar olduk. Bir süreçten geçiyoruz ve eminim ki bu da bitecek. Bu da geçecek.

    Şimdi sakin olup doğru davranabilme vakti. Yediğimize içtiğimize tamam çok dikkat edeceğiz ama kafa sağlığımızı da unutmayacağız.  İnsan kendini ancak toparlar, çeker çevirir, sarar sarmalar…Önce kendinin yaralarını sarmayı başarabilirse insan sağlam kalabilme adına çok büyük adım atmıştır unutmayın..

    Değişim, ümit, sevgi hep içinizde olsun lütfen…

    Bol tahinli pekmezinizi yerken iyileşmenin içinizde olduğunu unutmayın olur mu?

    Şifa olsun…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir