
Gerçek tıp kavgası
Bu hafta içinde sosyal medyadan yazdığım bir yazı nedeniyle özelden ve tüzelden sürekli olarak rahatsız edildim.
Ne doktorluğum kaldı.
Ne doktorları kayırdığım.
Ne de cebime benim de sadece 6 yılcık okuyarak, artı üstüne iki yıl Akupunkur Eğitimi, artı üstüne
de aile terapistliği için okumam sebebiyle paraları cebe indirip onların ekmeğine mani olduğum yazıldı.
Hala anlatamadım.
Yıllardır anlatmaya çalışıyorum. Lakin biliyorum ki insan ne kadar güzel anlatırsa anlatsın karşıdaki kendi algısı kadar anlar.
Diyorum ki ehil olan işini yapsın.
Yeni meslek türetip de, dini işin içine katıp da İbni Sina’yı araya koyup da hele bir de tıbbi Nebevi diye ehil olmadan doğru bilgi doğru kaynak olmadan sağlığı hiçe sayanlardan bahsediyorum.
Aslında olay net; EHİL OLAN İŞİNİ YAPSIN!
Psikoloji bilmeden anatomi bilmeden doktorculuk oynamayın.
Hacamatı derin kesersem o kadar iyi, ne çok kan akıtırsam iyi olur diye bir mantık yok.
İnternette boy boy kanlı resimleri çekip de hacamat mübarek bir tedavidir diye insanları dini yönden vurmayın. Gerçekten yazıktır. İnsana zarar vermeyin, yarım yamalak bilgilerle.
O Günah, bu günah diye diye insanları korku kültürüne sokmayın. Zaten yeterince o korku kültürü ile büyümüşüz. YETMEDİ Mİ ARTIK KORKTUĞUMUZ sizce.
Durun artık yahu…
Geçen gün yazıyor bir denize düşen.
Diyor ki; doktor hanım, şekerim çok düşük. Hipoglisemi dediler. Endokrine gittim ilaç verdi daha kötü oldum. Ben de bıraktım. Sonra dediler ki internetten Peygamber tıbbı yapanlar var. Onlara yazdım. Dil ve tırnak analizi de yapıyormuş bu kişiler. Resim Çek yolla dediler. Onu da yaptım. 400 TL de hesaba yatır dediler. Onu da bulup buluşturup yolladım.
Bana açlık yap dedi. Üç gün. Başladım yapmaya. Bu sefer de baygınlık hissi, kafamı toplamada zorluk konuşmada güçlük oldu. İçim bayılıyordu sürekli, ancak açlığı devam ettiremedim. Gerçekten bayılmışım. Komaya girmişim. Zor yetiştirmişler. Bir de orada doktorlar kızdılar bana. Şimdi ne yapayım ki?
Bakın senaryoya. Bunu ben uydurmadım, bundan binlerce var ve hepsi de mağdur. Açlık yapan kişi bir de şeker sorunu varken gözetimsiz yaparsa ne olur dersin?
Dünya değiştirir. Bu kişinin ömrü varmış, hala yaşıyor.
Peki sorarım size dilinde o gün farklı bir yiyecek yediyse ve renk değişim varsa?
Tırnaklarında dolaşım bozukluğundan ötürü renk değişimi varsa?
Sanırım İbni Sina da zamanında böyle uzaktan bakardı resimden falan verirdi açlığı öyle mi dersiniz? Ya bu ne türlü hastalıklı bir zihniyettir.
Yahu kimsiniz siz?
Nasıl bir vebalin altına girersiniz ki?
Bir de bunu dine alet eder misiniz? Niye ki?
Bir de hadisleri bu şekilde deniyor diye yazanlar var ki, eğer Peygamber efendimizin söylemediği bir sözü yayarsanız artık onun vebalinin altından kimse kalkamaz.
Bir de bizim insanımızın kişilere peygamberlik vasfını yakıştırmasını zaten hiç anlamıyorum.
Aklını kullanmalı insan, her denilene körü körüne inanmamalı.
Madem dini bir söz söylüyor bu kişiler, bizim kutsal kitabımız belli, bizim peygamberimiz belli ve doğru sahih kaynaklar belliyken, bir kaç kişinin yazdığı ve bazı kesimlerin de o kişiye çok anlam yükledikleri dönemdeysek eğer bize ne düşer?
Sorgulamak, anlamak, vicdana danışmak, kalbine de sormak gerekiyor.
Hala anlamakta zorlanıyorum. Son yazılan bir kitapta hemşire olan hastam okuduğundan şu anlamı çıkarıyor. Eğer idrarını yapıp bir de onu görürsen günahkarsın.
Böyle bir durum sonucunda bana geldiğinde her ne yaparsam yapayım günaha girme korkusundayım demişti ve şiddetli kaygı bozukluğuna yakalanmıştı. Eee şimdi bu günah kimin?
Sorarım size, gitmesin diyebilirsiniz, haklısınız, fakat çok dindarlar doktor hanım diyorlar.
Sanki bizim tıbbımız dine karşı da bir tek o kişiler çok mübarek.
Ne diyelim bizden söylemesi,
Uzak durun efendim, akla mantığa, vicdana yatmıyorsa kaçın oradan.
Hele bir de işin içine parayı da ekliyorlarsa arkanızı dönün ve çıkın kapıdan.
Sevgiyle kalın…
Kaleminize sağlık hocam