
Babamın hiçbir zaman sahip olamadığı oğluydum
Ünlü şarkıcılar Sony ve Cher kızları Chastity 4 yaşındayken boşanmışlardı.
Chastity yaşamını anlatırken, çocukluğunda ani sinir krizleri geçirdiğini anlatırdı.
Duygusal olarak çocuğuna yakın olmayan bir anne ve dahası aşırı kınayıcı bir annenin kızıydı. Ve ortalıklarda gözükmeyen bir babanın arasında kalmıştı. Bu arada cinsel kimliğini ararken çok yalpaladığını anlatır. Ve bugün için kendisini lezbiyen olarak tanıtır.
Anne babasının birbirlerinden intikam almak için kızlarını kullandığını şu dille ifade eder.
“Ben galiba babamın hiçbir zaman sahip olamadığı oğluydum…
Babam erkek olmamı isterdi. Bunu bilirdim. Ve babam benim, babam beni sevsin diye gösterdiğim erkeksi davranışlarımı onaylarken, ödüller verirken annem sinirlenirdi. Hem de çok sinirlenirdi. Bence onlar birbirleriyle ilgili yaşadıkları hayal kırıklıklarının intikamını benim üzerimden almaya çalışıyorlardı.
Babam beni erkeksi davranışlara teşvik ederken annemin damarına basmak için yapardı sanki bunu. Oysa bana ne yaptığını hiç göremedi babam. Annemse babamı taklit ettiğimi görünce benden daha da uzaklaşırdı. Ben ortada kalmış kız görüntüsünde oğlan olması istenen bir bireydim. Nereye gidecektim, neyi tercih edecektim ki…”
Cher kızının erkek kıyafetlerinden ve hiç kız arkadaşı olmamasından çok üzüntü duyduğunu söylerdi. Hatta onu okula giderken etek giymeye ikna etmeye çalışmıştı. Oysa kızı bir noktadan sonra “Bir daha hiçbir zaman kız kıyafeti giymeyeceğine ant içmişti.”
Görüldüğü gibi,
Chestity’ in ileriki yıllarda ortaya çıkacak olan cinsel kimlik yöneliminin alametleri daha o yaşındayken açıkça görülüyordu.
Bir kız çocuğu lezbiyen bir ilişkiye başladıysa anne babası kızlarının cinsel davranışlarını sonlandırmaya çalışır. Oysa kızın kendisi öncelikle yalnızlık duygularının, kendine yabancılaşmanın, reddedilmenin ve kendine güvensizliğin kaygılarını taşır. Becerikli olan bir terapist böylesi bir durumda çocuğun öncelikle duygularını göz önünde bulundurarak hareket eder.
Evde yanlış anlaşılmakta olduğunu sürekli olarak hissetmek çocuk için büyük bir mutsuzluk kaynağı olabilir. Babanın kızının hayatındaki yeri de çok önemlidir. Baba daha çok destekleyen ve daha az müdahale eden bir role bürünmelidir.
Anne ise kızı ile karşılıklı paylaşımı esas olan bir ilişki kurmalıdır duygusal benliğini, zaaflarını kızıyla konuşabilmelidir. Kadın olmaktan mutlu olduğunu, kendini ve bedenini sevdiğini göstermelidir kızına.
Burada biyolojik, sosyal ve ailevi faktörlerin çocuğun cinsel kimlik yöneliminde etkili olduğunun bir tarafını görebiliriz. Ve tabi ki kimlik, hayat tarzı tercihleriyle de belirli olarak şekilleniyor.
Anneler kocamla ilişkim nasıl diye soracaklar kendilerine.
Kızımın yanında sürekli olarak kadın olmaktan nefret ettiğimi ifade ettim mi?
Babasını ve erkekleri sürekli olarak kötüledim mi?
Evlilik hakkında olumsuz söylemlerde sürekli olarak bulundum mu?
Kadın olmak utanç verici mi, hizmetçi gibi mi hissediyordum ve bunu hep söyledim mi?
Bunları kendine soran anne aynı zamanda erkek davranışlarını gösteren kızını umursamadı mı?
İnsan hayatında bazı şeylerin telafisi mümkün değildir. Hele de şiddetin. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak.Bir kız çocuğunun annesiyle zayıf ilişkisi ve babasıyla olan sağlıksız etkileşimi yaşadığı cinsiyet karmaşası açısından kilit öneme sahip mevzulardır. Ve en önemli konulardan biri de geçmişlerinde cinsel tacize maruz olmalarıdır. Cinsel tacizin yol açtığı travma genç bir kadının hayatında yıkıma sebep olabiliyor. Bir kızın hayatta yaşadıklarına göre, hayata bakışına göre, sahip olduğu feminenlik cinsel tacize davetiye çıkarıyor. O halde erkek olmak daha emin diye düşünebiliyor. Feminenliğinden feragat edebiliyor. Bunu tipik olarak bilinçdışı bir tercih olarak yapar.
Kadın olmak, erkeğin kölesi olmak, kadınlardan nefret etmek ve daha birçok sebebin yanında hormonal bozukluklar da olabilir.
Hayatta her ne olursa olsun bu çocuklar da bizim bu insanlar da. Eğer kişi kendini fark eder ve tercihini değiştirmek yönünde adım atar ve yardım almak isterse ona bir sürü destek insan yardım edecektir.
Burada önemli olan kişinin kendini net bir şekilde tanımlayabilmesidir. Yaşı çok küçük olup da henüz cinsel olgunluğa erişmemiş kişilerin sorumsuzca cinsellik yaşama gayretlerine elimizden geldiğince ne kadar doğrudur sorusuyla ışık tutabilmek gerekir. Burada doktor terapistin görevi çok ince ve Latif olmalıdır. Zira İş işten geçtikten sonra dövünmenin pek bir anlamı yoktur.
Buradaki ve birçok örnekte olduğu gibi “Ben galiba babamın hiçbir zaman sahip olmadığım oğluydum…”