Blog
    Annen harama bulaşmadan öldü sevinin

    Annen harama bulaşmadan öldü sevinin

    Doğal ürünler…

    Son zamanlarda öyle çok duyar olduk ki ürünüm doğal, egzoz yok, ilaç yok, bu ürünü sadece bizde bulabilirsiniz kavgalarını. Ve bu işi sağlıklı beslenme adı altında, doktora düşman tavır içinde yapan bir grup da var ki maalesef biz ülke olarak ifrat ve tefritten beri olamadık bir türlü.

    Herkes ürün yapar ve satar oldu. İçinde ne olduğu önemli değil. Benim ürünüm doğal. Bana güven. Ben dindarım, ben güvenilirim, ben dinimi yaşayarak size anlatıyorum bunu bilin.  Benim dediklerimi yaparsanız günaha girmezsiniz. Helal beslenirsiniz gibi gibi gibi… Ve bunlar yapılırken bir de açlık ve uzun açlık anlatılıyor insanlara.  Evet, sağlıklı olan bir kişi, yani şeker tansiyon karaciğer de sıkıntı yoksa böbrek iyi ise belki de uzun uzun açlık o kişiye iyi gelebilir. Ama belki de dedim dikkat edin. Ve bunu özellikle üstüne basa basa söylüyorum ki bir doktor kontrolünde yapılmalı bu açlık tedavisi.

    Yok efendim biz sizin gibi ilaç sever doktorları biliriz, canımıza kastınız var sizin diyip de doktoru düşman gibi gösterip, kullandığın ilacın içinde domuz var derse bu şifacılar siz o zaman ki kafa karışıklığını bir düşünün.

    Hocammm günaha girdim ben. O ilacı içersem de ölürsem harama bulaşmış olarak ölürmüşüm.  İdrarımı kaynatıp da lavman yapmamı söylediler. Yaptım hocam, parça parça içimde ne varsa döküldü… Karaciğer temizliği yaptım, uzun açlık şeklinde yaptım, şekerim çok düştü komaya girdim. Onları aradım açan olmadı hocam. Oysa kapıdan nakit olarak iyi bir para ödedim o kadına. Sadece nakit olarak alıyoruz dedi Sekreteri, beyaz önlüklü bir Kadın. İçerideki doktora yönlendirmeden önce bir dört sayfalık sözleşme imzalattı bana.

    Ne yazıyordu baktın mı o sözleşmede. Evet, burada yapılanların hiçbir tıbbi tedavi olarak düşünülmemesi gerektiğini yazıyordu. Tamamen kendi isteğimle imzaladım ve onların tedavisini kabul ettim. Tüm sorumluluk bendeymiş.   (Buyurun efendim, ne güzel memleket değil mi. Sen tedavi yapıyorum de, açlık tedavisi de, bilim adamları bunu kanıtladı de, karaciğer temizliği yaptır onlara, şekerden ölsünler, umurunda olmasın çünkü sen bir tıp fakültesi mezunu değilsin. Sen bu işi kullanan bir Kadın ve kadınlardan birisin. Ve sen bir Din tacirisin. Sen bir sağlık hırsızısın, sen vebaldesin. )  Ve bu iç seslerimden sonra size devam edeyim olayı anlatmaya.

    Hastam içeri gidiyor. Adına doktor dedikleri kanının yanına. Ve bu arada hastam da hemşiredir, sağlık sistemine uzak değil yani.   İçeri girdim doktorun yanına dedikçe o kişi doktor değil, editörmüş diye uyarıyorum ki nafile çünkü hastam şaşkın. Hala diyor ki o doktor… Ağzıma, yüzüme, diş etlerime, tırnağıma baktı. Susuyordu. Korktum. Bir şey mi var diye. Hiç konuşmadı, karaciğer temizliği yapacaksın 10 gün dedi bana. Sana whatsaptan atacaklar dedi. Ve giderken de dışarıdan doğal ürünleri al, başka yerde bulamazsın diye ima etti. Hiçbir soru soramadım o kadına,  üç yıl önce çok iyi bir para ve sözleşme karşılığında paramı yatırdım o masaya. Ürünleri aldım. Bir sürü de oraya doğal ürün için para bayıldım.

    Sinir oldum ama o kadar övdükleri kişinin bu olduğuna da inanamadım.  Karaciğer temizliğine başladım, üçüncü gün bayılmışım. Hastaneye kaldırıldım. Hipogilisemi. Doktor ölebilirdin dedi. Ve ben bayılmasaydım belki de devam edecektim.  Edemezdin zaten vücut sinyal vermiş dedim. Ama devam etseydin de yıllar önce o kitabın sözlerinin sahibesi biyolog hanım, arkadaşımın annesinin şeker ilaçlarını bıraktırdı. Teyzeciğim şeker komasından vefat etmiştir.  Kızı o kadına gittiğinde aldığı cevap şuydu: Anneniz harama bulaşmadan öldü, sevinin.   Bu kim bilir kaçıncı kişinin bu durumda ölüp gittiğinin bir göstergesiydi.

    Vebalde olanlar, her şeye haram diyenler ve ahkam kesenler dilerim ki ahirette Rabbimize cevap verecektir.  Ve dini kullananlar tabi ki.    İşte sevgili dostlar, bu da böylesi bir hazin son oldu.   

    Bizim hemşire hastamız o editöre ulaşamadı. Çünkü verecekleri bir cevap yoktu.  Şimdi iyi ki ahiret var diyip Allah’a havale etti.   Kim bunların hesabını soracak ve kim bunun hesabını verecek dersiniz…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir