
Ayna ayna söylesene bana komşumdan ne geldi?
Korkarak girdi kapıdan, başı öne eğik, dört yaşındaki kızının elinden sımsıkı tutmuş. Korkuyor ama neden. Sağına soluna baktı, kafasını önüne eğdi. Çay ikramını korkarak reddetti. Eyvah dedim, iyi değil, yine ötelerden ses almış bir vatandaş geldi bize. Hoş geldi.
İçeri geçtik, gözlerime bakamıyor, başı önde.
—Size nasıl yardımcı olabilirim, dedim sakince. Benim sakin olmam da pek iyiye işaret değildir aslında. Bilen bilir ki o zaman çok ciddi bir sorun vardır ortada.
Sizi bize gelmek için harekete geçiren en büyük ve en ciddi sorunun ne olduğunu benimle paylaşabilir misiniz? Dedim ve ekledim “ Sizden tane tane ve yüzüme, gözlerime bakarak anlatmanızı rica ederim. Olur mu?
Başını sağa sola salladı, tamam der gibi.
Yavaşça elimle çayını ve suyunu önüne ilerlettim. Lütfen dedim hem boğazımız kurumasın. Güvenli bir ortamda olduğunuzu bilin ve tek tek anlatın bana.
—Aynalar hocam aynalar dedi ve ağlamaya ama katılarak ağlamaya başladı.
( Bu hoca kelimesini kendime yakıştırmadığım için hala yadırgıyorum ama bana hocam deme demiyorum artık. Öyle alıştı bizim millet ne yapabilirim diyorum, kabul et ve devam et Hatice…)
Bekledim, beş dakika dedim. Ağla bakalım.
Bu arada o ağlasın benim aklımdan geçenleri duysanız bu doktor tırlattı dersiniz sanırım.
Tabi ki paylaşmak için buradayım.
Aynalar; sosyal medyada sapık ruhlu ve asi insanlar maalesef ki geçiş alanı olarak ifade ediyorlar ve insanları korkutuyorlar. Acaba bu mu derdi.
Çocuk odasında, yatak odasında ayna olmamalı diye bir şart koştular.
Kapıdan girerken olmaz, komşunun duvarında olamaz, ondaki enerji sana akar, uydur uydur inanan bulunur…
Ve inandı bizim insanımız. Daha düne kadar aynalara barışıkken şimdi ayna korkusu düştü bizim insanımıza.
Ayy gece kalktım ayna gördüm korktum, içinden buraya geçen mi oldu acaba?
Her türlü din bitti şimdi sıra da feng shui safsataları var. Buyurun buradan yakın lütfen.
Cahiliyenin Çin işini öğrenin, öğrenmediyseniz sizde kusur kalır.
Bir yecüc mecüc daha işte. Dört bir yanından sarılmış bu ülke. Ve herkes kafadan kontak oldu, kimse darılmasın bana lütfen.
Daha düne kadar bu yeni dünya düzeni dini akımlara kendini kaptıran, bilinçaltını temizlediğini sanan, insan terapi ediyorum çocuk bakıyorum diyenler de vardı. Bunlar şimdinin gözde psikologları oldu. Birazı döndü çok şükür anlatıyor şimdi çıkıp da, bunun yanlış olduğunu.
Ya da kelli fesli adam, psikolog olmuş, yeni adım atıyor çünkü olumlamada para var, biraz daha insanları oradan kekeleyeyim diyor. Ama dindar olduğunu da ara ara ekliyor.
Allah diyenden ve para diyene bir geçiş var şu ara. Bırak Aynadan cin geçişlerini, sen seni kekleyen ve keriz konumuna koyan aynayı da öne atan şarlatanlardan geç bu tarafa.
Aklını başına topla ey insan, otur evinde, oku ilmihalini.
Sarık takmış, örtü takmış, fes giymiş şekle bakıp da cahiliyet adetlerini ortaya koyan ve bunu dine mal edenlerden kaç. Hem de aslandan kaçar gibi kaç olur mu? Ahir zamanda olduğunu bil ve sen de oku, önce oku ki inanma bunlara…
Ve konu elbette ki uzun hem de çoook uzun ve bu şimdi karşımda oturan hastamın da derdi; sosyal medyadan aynaların cinlerin geçiş alanı olduğunu duyması ve o günden beri aynaya bakamayıp her bakar gibi olduğunda da bazı görüntülere maruz kaldığını hayal etmesi.
Haydi bana kolay gelsin. Bir sosyal medya mağduru, bir aşk iksiri yapayım derken kadının söylediği şeylerden aklı karışık bir vatandaş daha….
Aklımıza mukayyet ol Allah’ım…