Blog
    Açlık orucu nedir 

    Açlık orucu nedir 

    Dün kitabevindeki hadis dersimizde güncel bir konu ile karşılaştım. Aslında Riyazü’s Salih’in adlı hadis kitabını okuduğumuz her gün fark ediyoruz ki, günümüz meselelerine net olarak açıklık getirilmiş. Sadece bizler okumaktan çok uzağız diye düşünüyorum.

    Hadis kitabı, sağlam kaynaklara dayanılır olmalı. İmam Nevevi’nin bu muhteşem kitabını okumanızı tavsiye ederim.

    Hadisi aynen buraya yazacağım.

    Aişe Radiyallahu anha şöyle dedi:

    Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem, kendilerine acıdığı için, sahabenin iftar etmeksizin oruç tutmalarını yasakladı. Onlar; 

     — Fakat sen bunu yapıyorsun, dediklerinde:

    —“Ben sizin durumunuzda değilim. Ben Rabbim beni yedirmiş ve içirmiş vaziyette geceliyorum.”  buyurdular. Buhari, Savm 20, 48 

    Hadiste geçen “visal”, iftar ve sahur yemeden peş peşe bir kaç gün oruç tutmaktır. 

    Bu şekilde oruç tutmak bir meşakkattir.

    Açlık ve susuzluk bu meşakkatin sebebidir. Oysaki ibadetler insanı bıkıp usandıracak şekilde bir meşakkate sebep teşkil etmezler. 

    Bu derece meşakkat kişinin bedeni yönden zayıflamasına, güçsüz ve kuvvetsiz kalmasına ve bunun neticesinde ibadetlerini layıkıyla yapamamasına vesile olur. İşte bu caiz görülmemiştir. Bundan dolayı alimlerimiz “ visal “ in nehyinin tenzihen mi yoksa tahminen mi mekruh olduğu konusunda ihtilaf etmişlerdir. Ebu Hanife, Malik ve Şafii ile fukaradan bir çoğuna göre visal orucu her ne surette olursa olsun mekruhtur. Onlara göre hiç kimsenin visal yapması caiz olmaz.

    Biliyoruz ki Peygamberin bazı fiilleri sadece kendine has olup bu gibi durumlarda ümmetin onu takibi ve taklidİ caiz olmaz. 

    Ayrıca insanı güç ve kuvvetten düşürerek çalışmasına ve ibadetlerini yapmasına engel olacak tarzda davranışlar içine girmek dindarlık ve takvadan sayılmaz.

    Şimdi bu hadise dayanarak bir düşünelim. Açlık orucu adı altında güya sağlıklı beslenme tarzını ortaya atan bir grup var. Ve onların dilleri sert olup, dinlemeden karşı çıkan, bir bitki kitabındaki yazanlara sonuna kadar sanki taparcasına bağlanan bir grup. İçinde doktorlar da var, doktor olmayan da. Ama  doktorculuk oynayan ve özellikle hacamatı sanki sadece onlar keşfetmiş gibi kullanan da var. 

    Ve bizden hiç haz etmeyen, ortodoks tıbbını okuduğumuzu iddia eden, özellikle bu hacamat, sağlıklı ve doğal ürünlerin pazarlamasını yapan bir grup onlar.

    Biz size ne diyoruz, bilim ve İslam dini hiçbir zaman çatışmaz. Siz ne diyorsunuz bize? Hadis inkarcısı, Mealci? 

    Alın size mis gibi bir Nevevi kitabında olan hadis.

    Haydi buyrun bakalım. Dinde zorlama var mı? 

    Dinde ifrat ve tefrit var mı?

    Siz açlık adı altında yaptığınız işleme “ oruç “ diyebilir misiniz? 

    Kimsiniz siz? Peygamberin sözü üzerine söz mü söyleyensiniz? 

    Lütfen bir iyice düşünün. Uzun uzun açlık yapanlar, tartın kendinizi. Hani diyorsunuz ya, otofaji yi duymadın mı diye. Unutmayın ki biz hekimiz, ve mekanizmayı biliriz, makaleyi de okuruz. İşin önünü ve sonunu bilir ve fizyolojik olarak da açıklarız. Aynı zamanda da hadis eşliğinde bildiklerimizi harmanlarız. Ya siz ne yaparsınız? 

    Neymiş efendim. Kişi kendine zarar veremezmiş.

    Açlıktan bayılacak gibi olan, özellikle son günlerini açlık yapıyorum diye baygın! Halsiz, neşesiz, sağlıksız geçirenlere duyurulur.

    Kime itaat edeceğinizi tekrar gözden geçiriniz.

    Sağlık sağlık diye diye, eksik bilgi ile yola çıkıp, gözlerinin canı çekilen, feri olmayan insanlara döndünüz mü? Kemik erimesi ile karşılaştınız mı? 

    İyileştiniz mi ? Bahtiyar mısınız? 

    Sağlıklı ve huzurlu musunuz? Yoksa siz koyun musunuz? 

    Peygamberi göz ardı edip de devam ederseniz ve sağlığınıza zarar gelirse vebali hem sizde hem de o grupta olup başı çekenleredir.

    Selametle kalınız ve uyanık olunuz lütfen….

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir