Blog
    Ben biliyorum sendromu

    Ben biliyorum sendromu

    Deprem… Çok acıttı. İnsanın hayatının anlam arayışını en umursamaz olana bile belki de sorgulattı. Bir yandan da daha kırkı çıkamadan Mehdi çıkıp yüzüne takma ben koyup ben mehdiye benziyorum havası verip insanları komple teorisi ile korkutmaya başladı.

    Sorarım size yetmedi mi bu milletin korkusu? Uzun açlık yapanlar bir yana, aşılar  ilaçlar  kısır yapar, kalp krizi geçirtir sen en doğal olanı bul, sakın ilaçlara ve doktora güvenme, sadece geleneksel tıbba İnan, Mehdi geldi İstanbul’da yaşıyor bak kıyamet yaklaştı  sözleri, deprem olacak diyip de tarih ve saat verme senaryoları, gemiler demir attı peşinden deprem oldu sözleri, yok çizgi filmi izlemiş de Maraş’ı parçalamış düşmanlar, yok bilinçaltını temizlerim safsatası ve astroloji girdabı…    

    Düpedüz paranoya yaşattılar bize. Ve devam da ediyor paranoyaları. Sosyal medyada şöhret olayım hırsı, ben biliyorum sanrısı ile birleşince kafalarını üşütenlere gün doğdu adeta. Çünkü onları dinleyenler çoktu. Gizliyi arayanlar, gizemi sevenler toplandılar bir araya. Hepsi de sahte tanrılara tapan bir takım insanlar korku pompalar oldular bu ülkeye. Ve sonuç; Bir kişi değil on kişi değil yüz binlere ulaştı bu söylemler.  Çoğunun tanrısı ortaya çıktı; para, şan şöhret, koltuk, makam, guruluk iddiası, Önder olma hevesi, yeni Din arayışı, yeni sahte tanrılar…

    İçinde gerçeklik payı olsa bile bu kişiler yaratıcının vasfına bürünüp de ben biliyorum ahvaline kendilerini kaptırıp gözlerini görmez ettiler.  Ülkemiz çok acı bir depremle yüzleşmek durumunda kaldı. Çok acıydı ve acı hala daha da devam ediyor. Normalleşme yalanlarına bakarsanız eğer her şey süt liman oldu dersiniz.

    Ey insan herkesin depremi kendine, acı devam ediyor ve daha yeni başladı. Kim bilir ki yaralar sessiz sedasız ne kadar sürede sarılır. Elbette ki gayret edeceğiz. Elbette ki bırakmayacağız. Elimizden dilimizden ne gelirse yapmaya niyet edeceğiz. Fakat bu zaman zarfında tuhaf söylemleri olan, kendi sanrılarını söyleyen, işkembeden atan, ilim bilim ve Kuran ışığında bakınca bir yerlerde sıkıntı olduğunu düşünüyorum dediğiniz insanlardan uzak durmayı öğreneceğiz.

    Ülkemiz bir sendromu yaşıyor, herkes kendi depremini yaşıyor, herkes acılarını görüp anlamaya ders çıkarmaya çalışıyorken bu tuhaf olan tiplerin insanlara daha fazla korku ve kaygı pompalamasına izin vermeyelim lütfen. Aman ben Zuhurat görüyorum, ben geleceği biliyorum diyenler de zaten nöronlarını kaybetmişler diye bilin. Çünkü İslam dini net bir Din olup öyle geleceği falan bir faninin bildirmesine mahal vermez. Yaratıcıdan başka hiçbir kişi gaybı da bilemez, geçmişi de layığıyla haber veremez. Bitti. Son. Net olun.

    İsteyen ima etsin, ben peygamberlik vasfındayım desin, isteyen Mehdi olduğunu düşünsün.

    Bize göre onlar akıl noksanı insanlar. Ve toplumun kaygı düzeyini yükseltmeye hakları da yoktur. Zaten yeterince ülkemiz zor sınavlardan geçerken bir de bu doktorluk tiplere inanmayınız.

    Elinden, dilinden, sözünden ve özünden emin olduğunuz insanlarla yolunuzu birleştirin lütfen. Yaşam her şeye rağmen özel bir deneyim sunar her insana. Ve bu deneyimde sağlıklı, bahtiyar olabilmek dileğiyle. Ramazan ayınız mübarek olsun…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir