
Korkuyorum hem de çok korkuyorum
Geçen hafta geldiğinde yüzü korku içindeydi.
Çevresine bakmıyordu, annesinin koluna girmişti. Düşmemek için sakince ilerliyordu.
Şimdi baktım penceremden, kendi geliyor ve yüzü gülüyor.
Çok teşekkür ederim Allah’ ım dedim, bir kulunun daha yüzü inşallah gülüyor.
Aklımda tıp fakültesine girip de ilk derste hocamızın öğrettiği “önce zarar verme” ilkesi dolanıp duruyor.
Rabbim elimden dilimden, benden, benim neslimden insanlara zarar verecek insanlar gelmesin. Bu Duamdır ve bir hekim olarak da en hassas olduğum konulardan biridir.
Şimdi bu yavru, 17 yaşında.
Korkmuş hem de çok. Kimden mi? Okuduğu kitap sonrası girdiği kapsama alanından. Beynimiz bize bazen oyun da oynayabilir. Okuduğum bir kitap, konuştuğum bir insan, bazen bir film, bazen bir uygulama, bazen bir seans bile korkutmaya yeter insanı.
Ve bu oğlumuzda olduğu gibi süreç başlar.
Maalesef doktora gitmeden önce bir okutalım derler ve o okumada işler bazen sarpa sarar.
Ne olmuştu? Bilinçaltı ile ilgili bir kitap okudu. Astral seyahati denemek istedi. Odasına kapandı. Aile onu ne kadar çok ortamına çekmeye çalıştıysa da gelmek istemedi. Böylesi bir ay doldu. Bu arada denemeler yaptı. Bazen uçuyordu, bazen çok kötü kabuslarla yüzleşmek zorunda kalıyordu. Giderek içine kapandı. Sustu, yemedi, konuşmadı, okula gidemedi. Kimse ile görüşmek istemedi. Hal böyle olunca da aile önce onu okutmaya karar verdi. Kendi halinde kalp gözü açık bir hoca bulalım diye yola çıktılar bir de ne görsünler ki kendilerini bilinçaltı temizliği yapan bir hoca hanımda buldular.
İlahiyat mezunu, bilinçaltı sembol dilini biliyor, Basic DNA, advance DNA, tdm 1, tdm 2, access bars, bilinçaltı sembol dili…bunlar sadece profilde yazanlardı. Ha bir de bilinçli farkındalık Theta Healing diye başlık atmıştı. Ee buna inanılırdı, neden mi? Çünkü dini bilgiler çok tavandı. Kadın hem hoca, hem bilinçli farkındalık DNA cıydı. Ve ücreti de tavandı. Ve bu onlara iyi gelirdi.
Evet gittiler. İkinci bir fiyasko oldu onlar için. Y. M anlattı kendini. Ve bir tuhaf alemde buldu kendisini. Gözünü yumduruyor, hayvan resimleri soruyor ona, ne gördün diyor, başka alemlere daldırılan çocuk zümrüdüanka kuşunun kanadına biniyor.
Şimdi oradan sonra da elbette ki kafalar çok karıştı.
Peşin verilen ciddi bir (üniversite doktor hocamızdan beş kat fazla) ücret olduğu için beş seans aldı bu çocuğumuz. Giderek içine kapandı, irkilerek uyandı ve bazı şeyleri görmeye başladı.
Tabi aile korktu artık hemen bir çocuk psikiyatriste gittiler. İlaç tedavisi ve terapi başladı.
İlaç kullanıyordu ama dengesini kaybedip yürüyemez oldu bu sıra. Üç hafta yoğun bakımda yattı. Yatarak tedavi edildi, biraz bulguları düzelmeye başlamıştı fakat çok ciddi korku kapladı onu. Hem korkuyor, hem panik atak geçiriyor, hem de şiddetli kaygı bozukluğu, titreme…
Y. M hastanede de terapi almaya başladı. Biraz sakinleşince ev çıkardılar. Ve gittiği bir nöroloji doktoru, bizi onlara özellikle akupunktur tedavisi ve terapi için tavsiye edince bu sefer de bize geldiler.
Ve şimdi ikinci seans için gelen Y. M. kendi yürüyor.
Odaya girince anlarız ama bu bile bize ilk seans vücut, kafa, kulak akupunktur tedavisi ve Akuterapinin etkisini gösterdi çok şükür. Bu arada üç gün de bir Hastamı alacaktım ama acil olunca da evden de görüştüm. Süreci takip ediyorum ve ilk gece çok şükür ki rahatladı ve güzel bir uyku çekti. Telefon da bana dedi ki; sanki yıllardır uykusuzdum da deliksiz uyudum. Çok şükür…
Çok şükür ki şimdi yola çıktık o canı yolunu bulacaktır diye düşünüyorum.
Lütfen lütfen lütfen. Uzak durun ve uyarın.