
Modern şifacılık yönelimi ve enerji şifacılığı
Tamamlayıcı tıbbın sunduğu şifalandırma yöntemleri içerisinde kabul edilen enerji şifacılığı şifanın bedendeki hastalık nedenlerinin tespit edilerek ortadan kaldırılması ve bireyin fiziksel ve psikolojik sağlığına kavuşması sonucunda ruh ve bedeninin tekrardan denge ve uyum sürecini yaşaması olarak görülmektedir.
Antik Çağdan beri enerji tedavilerinin şifacılıkta kullanıldığı bilinmektedir.
Günümüzde modern enerji şifacılığı Einstein’cı bir paradigma üzerine inşa edilmektedir.
Nasıl? Her şey enerjidir. Yani maddenin enerji ve titreşimden meydana geldiği gibi insanın da enerji ve titreşimlerden meydana geldiği savunulmaktadır.
Ve maalesef ki bu yaklaşım tüm tedavilerin, tüm hastalıkların ve yolunda gitmeyen durumların saf enerjiyle yapılabileceğini savunmaktadır. Çünkü hastalıkların enerji sistemlerinin dengesi bozulduğu zaman ortaya çıktığı, bunun sonucunda fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal olarak patolojik semptomlar meydana geldiği kabul edilmektedir. Ve bu da sağlık alanında bir sürü sahte meslek ve koçluğun, tuhaf tuhaf öğretilerin hortlamasına sebep olmuştur. Şu anda da özellikle ülkemizde de yaşanan ve dini de içine katarak insanların vicdani olarak da esir edilmesine yol açan bir yeni nesil akım oluşmuştur. Ve bu akım korkutucu olduğu gibi esrarengizdir. O kuyuya giren bir daha kendini yüzeyde bulamıyor. Battıkça batıyor. Kim buna dur diyecek bilmiyorum.
Enerji şifacılığı, insanın sadece fiziki bedenden meydana gelmediğini eterik, astral, mantal ve spiritüel olmak üzere ruhsal bedenlere de sahip olduğunu iddia etmektedir. Bu iddiadır.
Enerjiyi en yoğun taşıyan bedenlerden hasta olan bedenlere enerjinin girerek vücudu dengelediğine inanılmaktadır. Bu durum süptil olarak isimlendirilmektedir.
Şifa, şifacının evrende bulunan enerjiyi alıp hasta olan bedene aktarması ve bedende yeniden bir dengenin oluşması durumu olarak görülmektedir. Size daha önce de söz ettiğim gibi Reiki, teta healing de olduğu üzere.
Enerji şifacılığının temel ilkesi, bireyin evrendeki enerji deposunun insanın kullanımına açık olduğuna ve kişinin gerçek ihtiyaçlarının Tanrı tarafından bilindiğine kalben inanmasıdır.
Şifacı şifa kanalı olarak görülmekte ve şifacının görevi hastanın bedenindeki enerjiyi ÇAKRALAR aracılığıyla uyumlu hâle getirerek hasta bedende dengeyi sağlama aynı zamanda hastanın kendi kendini tedavi edebilme yeteneğini ortaya çıkarmaktır. ( Sıkıntılı söylemler umarım anlaşılıyordur.)
Şifanın gerçekleşebilmesi için şifacı ve şifacının eğitim verdiği kişinin evrenden aldıkları enerjiyi problem yaşanan bölgeye yönlendirmesi gerekmektedir. Umarım doğru olarak ifade edebildim ve konuyu biraz daha anladınız diye düşünüyorum.
Kişinin giderek ben her şeyi yaparım fikrini benimsemesine neden oluyor ve kişi farklı alemlerde yaşamaya devam ediyor maalesef.
Günümüzde popüler bir hâle gelen enerji şifacılığı yöntemleri, haz ve hız çağının insanının fizyolojik ya da psikolojik birçok hastalık veya problemlerine pratik ve hızlı çözümler sunduğunu iddia etmektedir. Ve bu da bizim insanlarımıza çok cazip geldi. Hemen iyileşmek ve geçmişi unutmak….
Enerji şifacılığı uygulamaları Eski Hint dinleri, Uzak Doğu din ve mistik felsefelerinden karma bir şekilde modern söylemlerle dinî hassasiyeti olmayan insanlara ve hitap ettiği kitlenin dinî kavramlarını kullanarak kendisini dindar olarak tanımlayan kişilere de hitap etmektedir.
Böylelikle her kesimden insana ulaşabilmektedir.
Ülkemizde de enerji şifacılığı uygulamalarına ilgi her geçen gün artmaktadır. Özellikle reiki, theta healing, access bars, biyoenerji ve EFT gibi enerji şifacılığı uygulamaları dikkat çekmektedir.
Ve hız çağının haza susamış insanlarını ve özellikle de kadınlarını çok etkili bir şekilde avlamaktadır.
Sözüm meclisten dışarı derken lütfen çevrenizi uyarmaya devam ediniz diye rica ediyorum.