
Maske mi? Virüs mü?
Geçenlerde maske için yazdığım bir yazıya sosyal medyada şöyle bir tepki geldi. Yazıyı ve tepkiyi aynen buraya not ediyorum ki; insan nasıl yanlış anlaşılır bir görelim diye…
Bir fotoğraf var, İspanyol gribi zamanına ait. Benim paylaştığım. Amacım toplulukta maskeye dikkat çekmek… Yıl 1918. Durum çok ciddi. Ve maske takmayanlar için 10 gün hapis cezası varmış o zamanlar. Böyle de bir formül geliştirmişler demek ki. Ben de şu son günlerde ki tablonun haline bakarak, acaba bizde ne caydırıcı olur du ki? Diye sordum. Mesafe yok bizde çünkü, kalabalık yerde mutlaka maske olması gerekiyor, hijyen dersen önemsenmiyor…
Bir hanım takipçi postun altına aynen şöyle yazmış; gerçekten ciğerleri savunmasız bırakan maskeyi savunduğunuza inanamıyorum. Maske korumaz maske sadece sürekli karbondioksit soluyan ciğerleri hastalığa açık hale getirir. Bugün maskeye ve özgürlüğünün elinden alınmasına karşı çıkan tüm Dünya ayaklanıyor. Bizler Müslüman bir ülke olarak, İNANÇLI bireyler olarak, ÖLÜM KORKUSUNDAN maske takmayanaları bıçaklar olduk, farkında mısınız? Maske korumaz bağışıklık korur. Sokaklarda ZORLA maske taktıran kaç ülke var? ( sana bunu mu sorduk, derdin benimle mi yönetimle mi). ?Ama yazık ki sizin gibi İNANÇLI bireyler ( inancı neden sürekli karıştırmaktasın?), bile OYNANAN OYUNUN ( ne diyorsun? Ben ne paylaştım senin derdin ne?) farkında değil. Bugün zorla maske taktıranlar, HES kodu olmadan bir yere gidemezsiniz diyenler yarın içeriği belirsiz, bizim genetiğimizi değiştirecek mRna aşıyı zorla yapacaklar. Lütfen uyarın ve uyandırın!
Şimdi bu kadın, gıda mühendisi olduğunu profiline yazmış. Doğru yanlış, bilemiyorum.
Benim cevabım; oynanan oyun hakkında ne biliyorsunuz? Biz sadece hekim olarak, ölenleri, arkadaşlarımızı görüp çok yakın temasta bulunulmaması gerektiğini tekrar tekrar savunuyoruz. Açık havada maske takın dedik de mi bu şekilde saldırıyorsunuz? Bizim insanımız çok yakın temas etmeyi seviyor ve kendini korumaktan aciz kalıyor. Ortada bir virüs var, ama oyun ama gerçek. Ve bağışıklık sistemi çok çok önemli. Ve bulaş olmamak için de yakın temasta olmamak gerektiğini de biliyoruz. Bizden söylemesi. Ağzına fular takar, pamuklu kumaşı sarar ama toplantı halinde olmaz, yani toplantı yapmaz. Bu geçecek bir süre. Hastanede dolaşınca durumun insan sağlığı açısından önlemini görürsünüz. Ayrıca, AŞILAR konusunda çalışmalarınız mı var. Bu konu nedeniyle, şu anda KIZAMIK ve ÇİÇEK tekrar ortaya çıktı, haberiniz var mı? Ülkede tüm yapılanlara, bilim adamları ve doktora güvenmeyelim o zaman. Ve hasta olunca da doktora gitmesin kimse onu mu demek istiyorsunuz?
Ve cevap; siz bu mesajı saldırı görecek kadar uykudaymışsınız, üzüldüm. Açık havada maske takın demenize gerek yok zaten zorla taktırıyorlar. Bilimsel gerçeklere rağmen. Bunca zaman bilgili olduğunu düşünerek takip ettiğim ancak mesajları bile saldırı gören ve açıklama yerine boş korku gördüğüm bir sayfaymış. Aşıları bence biraz daha araştırın. Takipten çıkıyorum. Cevap da yazmanıza gerek yok. Duyacağımı duymuş bulunuyorum… Ve peşinden alkışlamış beni eski takipçim.
Evet cevap vermedim, zaten hastam yoğundu. Ama benim yerime diğer takipçilerim vermiş. Akşam baktığımda malum “AŞI KARŞITI” arkadaşın yorumlarını okudum, diğer takipçilerle ağız dalaşı tarzındaydı. Bizi cehaletle etiketleyen üniversite mezunu hanımefendi, hiçbir tıbbi dayanağı olmadan yazılan bir takım şeyler. Ve üzerinde yaşadığımız devlete, her ne olursa olsun şu anda içinde bulunduğumuz duruma, doktorlara karşı sarf edilmiş sözler. Doktorların yani bizim gibilerin, para için hediye için ilaç yazdıkları ve daha neler neler. Asistanımın da ricasıyla yorumları kapattık. Çünkü okuduğunu bile anlamadan, maske dediğim yerde aşı ve HES koduna konuyu getirip hekimlere saldıran, onlara güvenmeyiniz diyen bir zihniyetle karşı karşıya olduğumu zaten anlamıştım.
Bizi yeterli görmediğini söyleyip instagram takibinden çıkarak da hıncını mı aldı bilmiyorum.
Bildiğim şu ki; bizler bilim insanıyız. Ve pozitif bilime karşı çıkmamalıyız. Virüsler hep vardı, bunu zaten biliyoruz. Her doktorun en tedirgin olduğu yapılardır bunlar. Amacımız baştan beri SIRF KORKU değildi tabi ki de. Uyarmak, anlatmak, haberdar etmekti. Çünkü iyi gidiyoruz derken bakın eskiden de geriye düştük. Bu kadar canı, bu kadar doktoru, hocamızı, çalışanımızı toprağa verdik. Aşı çalışmaları yapılıyor, herkes her şeyi konuşuyor. Belirsizlik kafaları bunalttı, kabul ediyorum. Ama öyle gruplar da türedi ki; şimdi de doktora da güvenme diyecek kadar ileri gittiler. Şu son dönemde görmediler mi acaba, sağlıkçılarımız olmasa ya da yetersiz olsaydı ne hale düşerdik? Hastanelerde, ölecek kişiye karar veriyor olurduk. Yer yoktur diye. Yaş almışlarımızı ölüme terk ederdik. Kendileri evden burnunu çıkarmaya korktuğu zamanlarda bizler dışarıdaydık ve tehdit edildik, halen daha da şiddete maruz kalıyoruz. Buna rağmen yolumuz bellidir. Savaşmak, krizi kontrol altına almak, insana saygı…
Sözün özü;
Herkes herkesten sorumludur efendi. İşin yoksa ÇIKMA şu zamanda. Maske takmak zorunda da kalma. Evinde temiz hava al. Hastaysan OTUR evde. Kimseye yayma virüsünü. Vebal altına girme. Hasta olduğunu, sinüzit bile olsan SAKLAMA! DOLAŞMA ORTADA! İnsana saygı duy, vatanına saygı duy, kardeşine saygı duy. Ne dediğini anlamadan karşı saldırıya geçme, hele hele dini alet ederek ve bilimden uzaklaşmak suretiyle bunu yapma. Çünkü DİN bilimin karşısında değil yanındadır. Herkesin inancı kendini ilgilendirir, önce sen KENDİNİ TANI! KENDİNE BAK! Zira varsa bir oyun, tüm ülke TEHDİT ALTINDA demektir. Ve sen bu konuda yapabileceğin varsa yap. Destek ol, köstek olma. Hepimiz aynı gemide, aynı dünya üzerinde bir yolcuyuz…