Blog
Problem anında çözülmez

Problem anında çözülmez

Karı koca birbirine girmiş,

Çocuklar kavga ediyor, saçlar çekiliyor,

Suratlar asılmış, anne bağırıyor “Size kavga etmeyin demedim mi?”

İş yerinde arkadaşınız bağırıyor,

Kayınvaliden seni suçluyor, bir girdaba düştün çıkamadığını hissediyorsun…

İşte tam da bu sırada ne yaparsın?

Saldırıya mı geçersin, üzerine mi gidersin, yoksa öfkeden kudurur musun?

Burada bir problem var.

Yaşanmışlık ve hayatın içinden bir iletişim sorunu var.

Çatışma durumu var.

Üstesinden gelmen gerekiyor, fark et, anla, ve harekete geç…

Ne yaparsın?

O anda, bir dur, ve deki kendine; bildiğim  şöyle bir bilgim var, problem anında problemi hemen çözemezsin. Ara ver,  mola ver, hiçbir şey yapamazsan ortamı terk et. İlişkini ve insanlığını koru…

Önce sakin olabilmeyi, duyguyu yönetebilmeyi öğrenmek  gerekir, unutma.

Eğer bu durumu yaşayan  kardeşler ise, anne ya da baba onların yanına gittiğinde önce durumu  anlamaya çalışan bir ebeveyn olun. Dinlemeye çalışın, ve o anda problem çözülemeyeceğini bilin, önce sadece dinleyin…

Çocuklar aymaktalar, çatışıyorlar, sesler yüksek perdeli, önce derin bir nefes alın ve  birlikte yere oturun, ya da bir koltuğa geçin. Çocukların sizi dinlemesini sağlayın, ortamı kontrol altına alın, ama sakince… kolunu bacağını çekiştirmeden, bağırmadan…

Ve unutma ki, tüm çocuklarına  da aynı yakınlıkta oturabilmeyi başaran anne ya da baba, onlarla olduğunu beden diliyle de anlatır.

Ne var burada derseniz: dinlemek, dinleyebilmek, el teması ile çocukların öfke boşaltılmasını sağlamak, ve sorunu anlayabilmek derim… Sakin bir anne var öncelikle. Ve problem zamanında  sorunu çözebilme yeteceği geliştiren bir baba var. Aslında çocuklarla problem çözmek çok da zor değildir, zira onlar çoğu zaman afilli kelimelere ihtiyaç duymazlar. Samimi olun yeter…

Duygusal destek vermek ve onları dinleyebilmek meseleyi çözer.

Ama bunun yerine içeri girip saldıran çocuklara bir de annenin saldırdığı durumu düşünün. İşte burada davranış eğitimi almamış anne babadan söz ederiz. Büyüyememiş anne babadan. Ve  büyümemiş anne baba da çocuğunun duygusunu yönetemez,ona hayatı öğretemez.

Öfke patlaması yaşayan bir anne baba varsa eğer, o çocuğun bir başkalarına yem olmasına sebep olur. Aman dikkat…

Şimdi bir aile düşünün, terapiye gelmişler. İki de çocukları var.

Çocuklar sürekli kavga ediyor, anne baba da birbirine giriyor.

Neden? Anneye babaya ne oluyor ki? Çünkü birbirlerini suçlamaya başlıyor, senin çocuğun diye. Sen yetiştirdin diye, senin şımartmaların diye. Arada kalan, anneyi babayı izleyen çocuklar, onları çok güzel örnek alır. Çünkü  problem zamanında anne ve baba da problem çözmeyi bilmiyor.

Anne bağırıyor ”senden nefret ediyorum, neden karşıma çıktın ki? Senin yüzünden hiç gün yüzü görmedim, saçlarımı süpürge ettim, bak yine de değer göremedim.”

İşte bu durumu gören yaşayan çocuk, izler anneyi babayı. Ne yapacaklar diye. Eğer anne ve baba kendi yaşadıkları problem zamanında problemin çözülemeyeceğini bilir ve ortamı sessizce terk eder ve diğer odaya geçebilirse bu alkışlanacak bir hareket olmalıdır. Çünkü öfkenin zirve yaptığı o anda ağzından çıkana dikkat edebilmek ve duygularını yönetebilmek çok büyük bir başarıdır.

Önce anne baba duygusunu yönetebilecek, kendi dışından içine gidip kendini fark edecek.

Çocuğuna örnek olabilecek, ve problemin problem anında çözülemeyeceğini öğrenecektir.

Yaşanırken çok zor bir durummuş gibi gelebilir lakin bir iki derken bakarsınız duygularınızı yönetmeyi öğrenebilmiş olursunuz. Doğru davranabilme becerisini kazanırsınız.

Ne diyelim tüm anne babalara, çocuklara, insanımıza ve hepimize kolay gelsin….

Duygularını yönetebilen, düşüncelerinin esiri olmayan, problem anında aklını devreden çıkartmayan, öfkesine yenilmeyen insanlar olabilmeyi  fark edebilmek dileğiyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir