Blog
    ‘Sahte benliklerden’ kurtulma süreci

    ‘Sahte benliklerden’ kurtulma süreci

    Erkeklerden korkmayı annesinden öğrenmişti. Çocukken yaramazlık yaptığında annesi hep “Baban eve gelince sen görürsün.” diyormuş.

    Oysa O.Y  annesi onu babasıyla korkuttuğunda içinden keşke cezamı sen versen de  kurtulsam, akşama kadar midem düğümlenmiş gibi onu beklemesem dermiş. Çok korktuğumu hatırlıyorum diyor. Babam gelecek ve cezamı verecek.

    Erkeklerden nefret ediyor ama kadın da olmak istemiyordum diyor.

    Ve kadınlar fiziksel şiddetin adım adım yaklaştığını gösteren gerilimin farkında olurlar. Aile içi şiddette kaygı o kadar yükselir ki( hemen olsun da bitsin ) diye fiziksel istismarı tetikleyecek bir şey yaparlar. Bilinçli ya da bilinçsiz. Çünkü kaçınılmaz son bellidir. Dayak…

    Burada bir oyun oynanır. Anne ve baba tarafından. (Baban eve gelsin de sana gününü göstersin”) oyunu O.Y yi ileriye doğru hazırlıyordu.

    Nasıl mı? Şöyle ki; çocuğun bilinçdışında sadece erkekler kötüdür imajı yoktu. Kadınların, kendisinin nasıl olmasıyla ilgili bir tipleme de vardı. “Ben hiçbir şey bilmiyorum. Kadınların bir şey bilmesine gerek yoktur. Erkekler taa yukarıda bense yerde, aşağılardayım.”

    “Babamın ona fiziksel ve duygusal şiddet uygulamasını izledim.” Neden onu terk etmiyoruz diye hep ona sordum. Gidelim dedim hep. Oysa cevap hep aynıydı. “Siz çocuklarım yüzünden gidemem.” Bizim için çektiği acılar için ona hayranlık duymamızı bekledi galiba. Ne kadar da saçmaydı. Oysa hepimiz acı çekiyorduk. Aynı evde ayrı odalarda ve mutsuzduk.

    Bazı  insanlar hayatını acı çekmesi gerektiğini düşünerek yaşar. Acıdan beslenir.

    O. Y ağır ağır devam ediyordu. İçimde hep değersizlik hissi vardı. Kendimi hep anne ve babamın yolunda bir taş gibi hissettim. Babam ve annemin çözmesi gereken bir başka sorundum ve yaşıyordum. İçimdeki büyük bir parçam ölmek istiyordu, hiç olmak. Yok olmak. Onu da başaramadım işte.

    Ergenliğimde evde öyle çok gerilim vardı ki artık dayanamıyordum. Bir kaç hap alıp buna bir son vermek istedim. Hastaneye kaldırıldım. Ölemedim. Dayak yedim. Bu olayda bile  oyunlarını oynadılar. Babam hep annemi suçladı. “Senin suçun diye. Sen bakamadın anne olamadın dedi.”

    Sanki özüm yoktu benim. Hep uyum sağlamak için vardım. Sustum. Sessizce izledim. Ne derlerse onu yaptım. İyi çocuk olmak için böyle davrandım.

    Hareketli olamazdım. 6 yaşındayken sevinçle zıpladığım bir zamanda annem benim böyle zıplamaya devam edersem kimse tarafından sevilmeyeceğimi söyledi. Öyle çok korktum ki içimdeki o hareketli çocuğu durdurdum. Çünkü onların beni sevmesini istiyordum. Buna ihtiyacım vardı. Uslu kız oldum. Dedi ve artık durduramadığı gözyaşları sel olmuştu.

    Beş dakika ağladı. Bekledik. Sonra baktı, özür diledi.

    Neden gelmeyi istedin bana dedim?

    25 yaşındayım ve bir erkek arkadaşım var. O beni çok sevdi. Oysa ben emin değilim. Ve çok korkuyorum. Ya annem babam gibi bir evliliğim olursa. Ya o da beni anlamazsa. Ya ona da kendimi hiç gösteremezsem. Ya da en çok beni tedirgin eden şey se, nasıl söylenir bilemiyorum. Dedi ve önüne baktı.

    Hayır dedim içimden. Lütfen öyle olma. Lütfen öyle olduğunu düşündüğünü söyleme. Lütfen lütfen lütfen…

    Hekimlik iç güdüsüydü işte. Ve maalesef doğru çıkmıştı. Sevdiği erkek vardı ama o çok yakın kız arkadaşından da hoşlandığını söyledi. Bu nasıl olur dedi bana. Ben delirecek miyim?

    O.Y; kadın olmaktan da korktuğu için yıllarca içinde yaşadığı kavram kargaşasıyla beraber bir tuhaflık hissediyordu kendinde. Erkeklerin daha cesur, daha değerli daha güçlü olduğunu düşünüp babasından hem çok korkmuş hem de pasif olan annesi gibi de olmak istememişti. Kadın kimliğinden utanmıştı. Kurban olmak istemiyorum dedi. Ben de güçlü olmalıyım. Arada kalıyorum. Kız arkadaşım benim de onun gibi olduğumu düşünüyor. Ve deneyelim dedi. Oysa beni seven ve evlenmek isteyen bir de erkek arkadaşım var. Arada kaldım. Kendimi tanımakta zorlanıyorum.

    Sizi duydum ve buradayım. Yardıma ihtiyacım var.

    Benim için zorlu ve sıkıntılı bir süreç yine yeniden başlıyordu işte. O. Y kendi isteğiyle gelmişti ve yardıma ihtiyacım var demişti. Çok şükür ki o fark etmişti.

    Ya diğerleri?

    Terapi bir süreçtir. Zaman içerisinde bir dizi iyileşme deneyimi  ve değişiklikler yapma süreci. Bilinçli ve bilinç dışı değişiklikleri hayata geçirebilme deneyimidir.

    Ve gerçekten kim olduğunu keşfedip burada da gördüğümüz gibi işlevsel olmayan ailelerde hayatta kalabilmek için takındığımız “sahte benliklerden” kurtulma sürecidir. Dışarıdan onay alma ihtiyacından kurtulup içeriden  kendini takdir etmeyi geliştirme sürecidir.

    O.Y ile bir  yola çıktık. Ve inanıyorum ki kendi istediği kendi fark ettiği ve kendi geldiği için sonuç güzel olacak.

    Ağzımızdan çıkanın çocuğa tesirini unutmayalım….

    1 thought on “‘Sahte benliklerden’ kurtulma süreci

      • Author gravatar

        Hocam çok güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık. Dilerim ki her bir çocuk şiddet yaşamadan ve özünden kopmadan büyür. Anne baba olmak, bize emanet edilmiş yavrularımızı en güzel şekilde yetiştirmek dünyanın en zor ve ağır görevi. Rabbim rızasına uygun salih ve saliha evlatlar yetiştirmeyi bizlere nasip etsin. Amin.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir