Blog
    Cinsel kimlik ve ergen

    Cinsel kimlik ve ergen

    İşte gidiyorum.

    Yine yollardayım.

    “Nereye “derdin sevgili annem. “Yoruluyorsun, gitme. Otur evinde. Keyfine bak biraz.”

    Şimdi kalemle cihat zamanı, sözle, sohbetle annem…

    Bak yine düştüm yollara annem, bak ama sen yoksun. Artık arayıp da annem seminere gidiyorum duanı eksik etme diyemiyorum ki sana. Oysa senin duan ne çok kıymetliydi benim için.

    Önce bir sürü teyzem vardı bana dua eden, tek tek ötelere yürüdüler dedim. Canım annem iyi ki varsın derken elin koronası geldi vesile oldu ‘senin gidişine. Hem de bir bayram sabahı.  İki bayram geçti, kalbime oturan, delip geçen. Ne acıydı ki bayram bize, oysa sana vuslatmış. Bunu kalbime anlatmaya çalışıyorum, söz dinleyecek biliyorum. Zaman…  Biliyor musun, yaşasaydın önce seninle istişare ederdim.

    Annem derdim çocuklara bir şeyler oluyor.  Ergenler ergenlik akımına kapıldılar.  Canı sıkılan, derdi olan, anneye babaya kızan, kendini kesen ve kalbi mutmain olamayan çocuklar şimdi de cinsiyetini değiştirmeye çalışıyor. Ve maalesef ki medya da buna çanak tutuyor. Aydın olanlar dikkat çekse de bu işin gerektiği kadar üzerine düşmüyor. Arada kaynayanlar çok oluyor maalesef.

    Onlar toplumun yarası. Üzeri kabuk bağlıyor ama  yara olduğu gibi altta taptaze  duruyor.

    Bir evde dert mi kaynar tencerede yemek mi bilinmez derdik ya seninle hani. Akşam olup da ışıklar yanınca bakıyorum o evlere canım benim. Kim bilir kimin yarasına tuz basılıyor oralarda. Biri ağlarken biri gülerken bir yandan da hayatını boşa geçiren kaç kişi var. Kimi kocadan kimi eşinden kimi de çocuktan dertli. İşte gidiyoruz bindik bir alamete gidiyoruz diyene selam olsun.

    Şu anda toplumdaki hızlı değişimi görsen şaşardın ve “Dünyanın çivisi çıkmış. Kıyamet alameti”  bunlar derdin.  Evet çivinin çıkmasına az kaldı. Biliyor musun şu anda ne işler yapıyorum? Çocukların kafası karışanlarına destek oluyorum. Terapi ile. Cinsel kimlik kavram kargaşası yaşayıp da yardım isteyen ailelere.  Çok üzücü bir konu var ki, medyada dolanıp duruyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında.

    Der ki orada; dünyaya birbirinden ÇOK DA FARKLI OLMAYAN BEBEKLER olarak gelip sonradan “ kadın” ve “ erkek “ olmayı öğreniriz. İfadenin korkunçluğunu açmaya gerek yoktur sanırım. Oysa tıpta kız ya da erkek bebek olarak söyleriz. Bebek cinsiyetsiz yazmayız hastanede. Hastalıklı olan, hormonal sıkıntılardan söz etmiyoruz. Sonra bebek ki ya da erkek fıtratına uygun olarak gelişmeye başlar. Cinsiyetini 2 yaşında bile fark eden çocuklar olabilir. Üç ve 4 yaşta tam şekillenme olur. Ve bu dönemde çocuğun anne ve babasıyla olan iletişimi çok önemlidir. Güvenle bağlanan çocuk ileriye de, tam da bu gibi karışık ortamlara  karşı hazır olarak büyür. Az bocalasa da su akar yolunu bulur diye düşünüyorum.

    Sevgili annemin koşulsuz sevgisi, eleştirel dil kullanmaması bizi bu günlere getirdi. Çok çok özledim seninle istişareyi. Bir kahve içmeyi. Ömür işte annem, yanına gelinceye dek bekle beni. Sevdim ben seni hem de çok. Tüm annelere sevgiyle…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir