
Evrene mesaj mı yollayalım?
“-Soru: Hocam kafam karıştı. Evrene mesaj göndereceğim. Bu günlerde yaydığımız enerji ile ne istersek sahip olabileceğimiz söyleniyor. Bu gizli şirke girer mi? Bunu nasıl anlamalıyım?
Dua ile ayni değil mi bu evrene mesaj göndermek?
Olumlama ile her bir şeyi elde edebili miyim?
Bu soru bir doktor olarak bize sorulunca, biz de tıbbi ve ilmi olarak cevap vermeye çalışmaktayız. Ve alanında uzman hocalardan da destek alıyoruz tabi ki.
Evren Allah’ın yarattığı eser olmaktan başka nedir de Allah yerine ona mesaj gönderiyorlar?
İsteklerini evren mi yaratıyor?
Evren ne?
Evren nasıl olmuş, kendi kendine mi? Tüm bu sorulara da o zatı muhterem evrenciler cevap vermeliler o halde. Milletin kafasını karıştırırken çorbaya döndürdüler. İçinde azcık imanı inancı olan ama doğru kaynaktan inandığı dinini öğrenmeyen ve insan kullanım kılavuzu Kura’nı Kerim i anlamaya çalışmayan yaralı gönüllerin içini bulandırdılar.
Ee kim bunlar ki?
Ben bilmiyorum, siz adına ne derseniz diyin. Bu kişiler top secret bilgi peşinde koşan, kuantuma sözde vakıf olduğunu zanneden kişiler.
Kişisel gelişimin o derin dipsiz kuyusuna düşüp de, egolarını tavana değil göklere kadar çıkaran tipler. Adanmışlar, üstadlar, uyananlar,enerjiciler, sayıcılar, her kimse bunlar onlar işte…
Maalesef kişisel gelişimi yayarak dinimizin altını çaktırmadan oydular. Maalesef insanları Allah’tan başka ilahi güçlere inandırarak insanımızı yoldan mahrum ettiler. Bahtiyar olması gereken mümin kul, bahtsız, mutsuz, umutsuz, kederli, sürekli üzgün ve haz peşinde koşan kişiler oldular.
Bir olumlamadır tutturdular.
Ve hayırlısı demeyin dediler.
Tamam kardeşim siz ne derseniz biz onu yapalım, bunu mu istiyorlar?
Olumlama, teta healingin tekniğidir. Meleklere dişilik erkeklik vasfı veren bir yöntem bu. Sözde Tanrı ve tanrıça inancı, reenkarnasyon gibi daha bir sürü sapkınlık içeren bir şey teta.
Olumlamalarda tanrı ve tanrıça inancı vardır. Tanrı diye kime emrettiğini bilmiyoruz? Evren mi?
Olumlamada teknik olarak var olan her şeyin yaratıcısına inanmayı esas tutuyor. Bu düşünce ilk bakışta sanki İslam inancıyla örtüşüyor gibi görünse de geri planda işler öyle değil.
Bizim insanımızı, Müslüman’ı, dua eden, inanan kişiyi kolay kolay kaldıramayacaklarını biliyorlar ve 10 doğruya bir yanlışı empoze ediveriyorlar. İşlem çok basit işliyor. Dine aykırı değil, eee ondaki iyi olanı alır bize uygularım diyen önce iyi niyetle işe girilenlerin çoğu o dipsiz kuyularda boğuluyor.
Her şeyin yaratıcısı ile neyi kasıt ediyorlar?
Tanrı, Buda, Yehova, Şiva, Tanrıça, İsa, Allah. Ve beyinler yıkanıyor. Haşa batıl ilahların bir yaratıcı olduğunu alıştırmaya çalışıyorlar.
Ve bunların tümüne de sınırsız bir güç veriyorlar.
Yaradan, yaratma, yaratanın yardımı, ruhi şif, dua gibi İslami terimleri sıkça kullanıyorlar ki İslam’la örtüşüyor demek için.
Oysa ki amaçlarını gerçekleştirmek için bunu yapıyorlar. Yani
İslami bir algı yaparak insanların sapmasına sebep olmak.
İroniye bakın ki bir taraftan yaratanın yardımıyla derken diğer taraftan da meditasyon sonunda insanın tanrının bir parçası haline geldiğini iddia ederek insanı yarı Tanrı konumuna getiriyor. Ve Doğrudan insanı yaratıcı ile konuşturması, emretmesi de işin bir başka yönü.
Tahrif edilmiş Hıristiyanlıktan etkilenen bir inançla burada insan ile Tanrıyı birleştirerek tanrının gücünün insana geçeceği gibi batıl bir inanç telkin ediliyor. Ve bu da insanı direk küfüre götürür.
Ve insan yanıldı…