Blog
Bir teta yalanı

Bir teta yalanı

Vienna, şu anda ülkesinde yargılanırken, biz onun haddi aşan sözlerini alıp baş tacı etmiş sözde dinim İslam diye geçinen, otel otel dolaşıp atölyeler düzenleyen, taçlı taçsız kraliçe ve tanrıçaların izinden giden gözlerinden para para diye ışık çıkan insanların yanılttığı kişileri uyarırken kötü sözlere maruz kalıyoruz.

Bir mahkeme kararı geldi elimize.

Yargılanan Vianna Hanım, falcı hanım. Teta yı uyduran kadındı.

Yargılayan da onun ülkesi.

Size oradan tercüme edilen birkaç satırı yazacağım buraya. Aklını para ile bozmuş insanlara belki bir Ufuk açar diye.

Şöyle yazıyordu mahkeme kararında; “… bölge mahkemesi olarak ifadesinde, Stibial’ in kanserini iyileştirdiği iddiası” tartışmasız bir şekilde yanlıştı ve hatta o sadece kendi inançlarında coşkuluydu, avlanmak  konusunda son derece pervasızdı. Hassas insanları avlamak konusunda.”

Devam ediyor; “zarar ekonomik gibi olsa da Vienna’nın pazarlama planının savunmasız ve çaresiz bir izleyici kitlesini hedef almış gibi görünüyor. (bizdeki TV karşısında Seda izleyenler de savunmasız ve çaresiz)  kayıtsızlık gösteriyor ve hayatı tehdit eden hastalıklarla uğraşırken TetaHealinge baş vuranların sağlığına pervasızca  aldırış etmemek durumunda görünüyor.

Bölge mahkemesi delileri değerlendirdi ve jürinin kararını verdi.

Stibal’in eskiden “şiddetli bir şekilde” yaptığı yanlış iddialarını caydırmak için cezai tazminatlar gerekliydi. Şifa yöntemini pazarlayın. Bu onun amacı.

Önümüzde duran kayıtlar, Stibalin hileli iddiasına güvendiğini gösteriyor. Cezai tazminat Tetahealingi başarılı bir şekilde pazarlamak için kendi kendine iyileştirme çalışmasını iddia etti”

Burada daha nasıl anlaşılır anlatmalıyız diye düşünüyorum

Mahkeme kararı 21 sayfa. Ve İngilizce. Size bir kısmı en azından fikir sahibi olalım diye çevirdik.

Bu kadın sözde kanserini kendi kendine iyileştirdi. Tanrı’nın karşısına çıktı ve ona emretti. Bunu açıkça insanlara söyledi ve insanları manipüle etti. Cebini doldurdu, kendini Tanrıça gibi gösterdi. Ona inanan savunmasız insanların da parasına göz dikti.

Şimdi kendi caydırıcı olsun diye cezai tazminata da tabi tutuluyor. Ne tuhaf bir ironi.

İyi tamam da bizim tetacılara ne oluyor ki bir de üstüne Esma, dua, zikir ekleyip onun dinini buna karıştırıp ortaya karışık bir salata gibi koyuyorlar.

Hiç akıl etmezler mi ki.

Hadi kendileri o kara deliğe düştüler, neden diğer insanlara da bu kötülüğü yaymak istiyorlar. İçleri rahat değil ama şeytani bir akımın etkisiyle yüzleri maskeli insanlara dönüşüp de biz her dinin iyi olanını alırız derken ehli sünnete aykırı iş yaptığının farkında değiller mi?

Bunun sonucu ilahsız din anlayışına hakim olan new age akımlarına çanak tutmak değil mi?

Lütfen okuyun, lütfen okuyun, okuyun ve idrak edin.

Uyanışa davet ediyorum hepimizi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir