Blog
    Vahşeti annemle yaşadım

    Vahşeti annemle yaşadım

    Başı önündeydi. Beş dakikadır sağ eliyle sol elinin başparmağını soyuyordu. Acıyordu muhtemelen. Lakin o buna rağmen ruhunu kemiren acıyı unutabilmek için elini soyuyordu. Dur desem kelimelerini toparlarkenki ritüelini bozmuş olacaktım.

    Bekledim. Bir beş dakika daha bekledim. Alışmıştım ya onlar dile gelince gönüllerinin yarası sarılıyordu.

    Uzun simsiyah saçları omuzlarına dökülüyordu. İncecik vücudu üzerine giydiği sarı montundan ve altındaki siyah taytından belli oluyordu. Bacaklarını iyice birbirine yapıştırmıştı. Koltuğun ön ucuna oturmuştu her an kalkıp gidebilsin diye herhalde.

    Erkekti. Görünüşte. Hem de yakışıklı bir erkek çocuktu. Güzeldi, insan güzeli. Eyvah dedim içimden, suuus dedim yine kendime. Sakın aklına gelmesin. Neydi aklıma gelmemesi gereken şey?

    Anladınız belki de.

    Kirli emellere, büyük insanın vahşetine alet edilmesin, cinsel kavram kargaşası yaşarken cinsellikle bu yaşında 13 yaşında tanışmamış olsun.

    Kara, hem de kapkara simsiyah gözlerini çevirdi bana.

    Aman Allah’ım, onun hüznü direk içime sımsıcak keskin bir sızı olarak aktı.

    Annemin gidişi bana bunu miras bıraktı. Altı aydır yanıyorum lakin kimse bilmez.

    Çocuklarla, kadın ve erkeklerle, aileyle, cinsel taciz vakasıyla, ensestle derken durum bu hale gelmişti. Onların yanması teee içimden çıkan bir alev gibi zaten bir de annem, Ahhh annem…

    S. L, baktı ve baktı bana. Dudakları titrerken dedi ki, göründüğüm gibi değilim ki ben. Ben transım.

    Sustu, ben de sustum. Sus diyorum kendime, seni kim bu hale getirdi diyorum S. L.’ye, tabi içimden.

    Biliyorum ki geri planda çok büyük bir acısı var.

    Onu erkek olmaktan nefret ettirecek denli büyük bir acı…

    Izdırap çeken bu yavrular bizim. Onlar öylesine masum ki, sadece tel temennim şu anda kirli emellere alet olmasınlar…

    Sapkınlar onların naifliğini kullanmaya kalkmasınlar.

    Elimde olsa o kirli elleri tek tek kırardım. Şaşırdınız değil mi, ben de şaşkınım ki bir doktor bunu der mi? Eğer duyduklarımı ve gördüklerimi ve dahi bildiklerimi bilseniz eminim hak verirdiniz.

    Az söyledim zaten, kırılan parçalanan ruhun ve kalbin yanında bir kaç parmak kıyaslanır mı?

    Seni dinliyorum diyebildim. Bunu da demem gerekliydi zira. Yoksa senaryo kurmuş çoktan ağlamaya başlamıştım bile, tabi ki içimden…

    Annem, dedi. Annem. Beni küçüklüğümden beri öylesine dövdü ki. Tamam evde babam hiç yoktu. Hep başkalarının çocuğunu öğretmek için gece bile dışarıdaydı. Annem babama kızdı hırsını benden çıkardı. Ben baba yolu gözleyen bir erkek çocuktum o zamanlar. Ve kız kardeşim vardı. Benden iki yaş küçük. Her hatamda her 85 alışımda yedeğim şiddetli dayaklar ve sonradan da çürümesin diye buz gibi suyun içindeki soğuk banyolar benim şu hayatta hiç değerimin olmadığını gösterdi bana. Annem mükemmeldi ben ezik. Annem küçükken de beni ve kız kardeşimi aynı banyoda yıkadığı için ben erkek olabileceğimi çok geç öğrendim. Okuldaki fen dersinde. Belki de benim için çok büyük şoktu işte o zamanlar.

    Ve korktum. Erkek olmaktan korktum. İnsan olmaktan korktum. Yok olmak istedim. Şimdi de kendimden nefret ediyorum çünkü giderek erkek oluyorum fakat ben kadın gibi hissediyorum. Feminen olmak için lütfen bana ilaç verin. Her şeyi unuttum gibi zannediyor annem, oysa ben hiçbir şeyi unutmadım ve içimdeki yangını kimseye söyleyemedim.

    Tekrar gözünü eğdi önüne

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir